Türkiye’nin terörsüz coğrafya stratejileri ve küresel sisteme bakışı...
Konuya direkt girmeden önce tekrar hatırlatmak isterim:
Dünya paylaşım sürecine girdiği için savaşlar zinciriyle karşı karşıyayız ve görünen o ki bu süreç, ABD ve Çin arasındaki hesaplaşma bitene kadar farklı coğrafyalara da yansıyacaktır...
Türkiye süreci nasıl okudu?
ABD ve Çin arasındaki hesaplaşmayı ve İngiltere’nin bu hesaplaşmaya engel olma hamlelerini anlamadan ne kendi coğrafyamızda ne de dünyada olan bitene anlam verebiliriz.
ABD’den bahsederken “hangi Amerika?” sorusunu sormamız elzemdir.
Bu durumu doğru okumalar ve çıkarımlarla kendi lehine dönüştüren bir Türkiye var karşımızda.
“Kendi lehine” derken kastettiğim, tüm coğrafyanın istikrarıdır. Yani Türkiye için kendi lehine olan şey, coğrafyanın tamamındaki ülkelerin lehine olan durumdur. Bunu bir kez daha yazmak isterim.
Türkiye, terör bataklığını kurutmayı hedefledi. Stratejilerini de bunun üzerine inşa etti. Bu inşa sürecini yürütürken ABD, Çin ve küresel sistemin hangi yöne evrileceğini de hesaba kattı.
Orta Doğu hattı yeniden ve ciddi biçimde önem kazanmaya başladı. Tabii burada İsrail’i gözden kaçırmıyoruz. Çünkü tüm bozucu ve kanlı sürecin aktörü İsrail’dir.
Türkiye’nin ne denli çetin bir süreç yürüttüğünü anlayabilmek için olup biteni doğru okumak zorundayız.
Terör bataklığı kurutulmalı!
Suriye’de ülkenin bütünlüğünü sağlamaya yönelik stratejiler, Türkiye’yi bu sahada başarılı kıldı. Terör örgütlerinin tasfiyesi olmazsa olmazdır.
Türkiye, yeni dünya düzeninde meseleye........
