menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

'İbrahim Anlaşmaları' dayatması ve bölgesel gerçeklik

24 0
28.05.2026

Birileri dünyayı yeniden paylaşıma zorlarken, geleceğin inşasına İslam şuuru ile bakabilmek anahtarlar olabilir.Peki bu, neyin anahtarıdır?

Bugün ABD Başkanı’nın İran konusunda yeniden “İbrahim Anlaşmaları” dayatmasına yönelmesi, aslında yalnızca diplomatik bir tercih değil; aynı zamanda Washington’un bölgesel sıkışmışlığının da işaretidir. Trump açısından yaklaşan seçimlerin belirleyici olduğu açıkça görülüyor. Bu nedenle bir taraftan Netanyahu ve siyonist çevreleri dengede tutmaya çalışırken, diğer taraftan da kendi siyasi yükünü hafifletme hesabı yapıyor olabilir.

Ancak burada temel sorun şudur: Trump’ın omzuna yüklenen bu ağır yük artık sıradan bir siyasi maliyet olmaktan çıkmıştır.

Çünkü Netanyahu’ya verilen desteğin, Trump açısından giderek büyüyen hem siyasi hem de ahlaki bir yük hâline dönüştüğü açıktır. Özellikle Gazze sonrası oluşan küresel atmosfer düşünüldüğünde, bu desteğin Washington adına ciddi bir baskı ürettiği görülmektedir.

Hâl böyleyken şu soru daha da önem kazanıyor: Trump bu yükü daha ne kadar taşımak isteyecek?..

Bugün görünen tablo şudur: Trump yönetimi, “İbrahim Anlaşmaları” dayatması üzerinden İran sürecini yeniden dizayn etmeye çalışıyor. İran konusunda istediği sonucu alamadı; bunu daha önce de ifade etmiştik. Diğer taraftan da Netanyahu’yu dengede tutabilmek adına yeni diplomatik zeminler oluşturmaya çalışıyor. Seçim yaklaştıkça daha hangi "siyasi atraksiyon"lara başvuracağını doğrusu merak ediyoruz.

Fakat asıl mesele başka bir yerde duruyor.

ABD Başkanı ve bölgedeki temsilcileri sürekli olarak Ankara ile Tel Aviv arasındaki ilişkilerin yeniden kurulmasından söz ediyor. Bugünkü dayatmalara baktığımızda, “İbrahim Anlaşmaları” başlığının bir şekilde Ankara’nın da önüne getirilmek isteneceği açıktır.

Ancak Ankara’nın, Netanyahu........

© Türkiye