menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yıldırımhan füzesi

38 0
07.05.2026

Sınâî inkılâbını vaktinde yakalayamamak bize bir imparatorluğu kaybettirdi. Bu yüzden son iki asrımız, emperyalistlerin vesayet dayatmalarını göğüslemekle geçti. Bugün geldiğimiz noktada savunma ve taarruz sanayiinde şükür secdesine varacak yüksek muvaffakiyetlere imza atmaktayız…

Bu iktidarın maddî kalkınmadaki en yüksek başarısı savunma sanayiidir. Şimdi zirve hizmetimizi, Yıldırımhan Füzemizle vermiş olduk. 6 bin km menzille ilk kıtalar arası balistik füzemizdir. Bu "Şâhî Füze"miz 16 metre uzunluktadır.

Savunma sanayiinde devlet kurumlarımızla şirketlerimiz yarış hâlindeler. Kısa aralıklarla SAHA’ya yeni bir eserimiz çıkmaktadır. İki yıl kadar evvel, o günkü genel müdür Sn. Temel Kotil, bizi TUSAŞ’ta ağırladığında yakından gördüğümüz KAAN ve diğer millî varlıklarımızla göğsümüz kabarmıştı.

Şimdi Yıldırımhan’la daha da ileriye gitmiş olmaktayız. Şüphesiz ki şu kaçınılmaz sualdir:

-Ne oldu ki Türkler, savunma ve savaş sanayiinde böylesi bir kalkınma sür’atini yakaladılar?

Bunun cevabı, gençlerimize hitap ettiğimiz o sözdür:

-Deden yaptı sen de yaparsın!

Bu ülke çocuklarının Tanzimat’tan beri kendilerine yüklenen aşağılık kompleksinden kurtarılarak şahsiyet ve kendine güven duygusuna kavuşturulmaları gerekirdi. Bugünkü iktidarın dile gelmeyen büyük hizmeti budur. Adnan Menderes’le kıpırdayan, Turgut Özal’la esmeye başlayan îmânına dayanma, tarihine yaslanma ve şahsiyetle doğrulma hâli, Recep Tayyip Erdoğan iktidarında güçlü bir rüzgâra dönüştü.

Bu kutlu rüzgâr, "Yıldırımhan"dan itibaren Allah’ın izniyle fırtınaya dönüşecektir. Yıldırım Bayezıd Han, bugün bizlere Niğbolu Kal’ası önünde gecenin karanlığında Kale Kumandanı Doğan Bey’e "yettim bre Doğan!" diye haykırması misali sanki mâverâdan,........

© Türkiye