Sarıkız’ın kalbi duracak gibi oldu, elleri terledi...
Usulca aralanan kapının ağzında hancının kızı göründü... Bir elinde ayran testisi, diğer elinde kocaman bir bardak gülümsedi.
- İşi esastan alalım. Biz birbirimizin kıymetini bilemedik. İlk önce arkadaşımızda fâni olmamız lazım gelir. Sonra… sonra hiç gıybet, dedikodu yapmamak… kötülük denilen şey olmayacak! Hepimiz önce tövbe köprüsünden geçmeliyiz çoluk çocuk. Çilemizi bir an önce bitirmek nasip etsin Rabbim...
Emîr Sultan hazretlerinin bu içten dilek, temenni ve duâsına oradakiler de hep birlikte; “Âmin!” dedi inanarak, aşkla, şevkle ve bütün samimiyetleriyle.
Her işin başıdır, Allah korkusu,
Hak aşkıyla yanar, gelmez uykusu,
Geceyi ihyadır, onun tutkusu,
Âbid ile zâhid, bir olmaz elbet.
Ortalık bozuktur, insanlar şaşkın,
Nefisler azgındır, arzular taşkın,
Kimisi dünyaya, paraya düşkün,
Dünya ile ahret, bir olmaz elbet.
Doğan Bey yeni bir sefere çıkmak üzere son hazırlıklarını yapıyordu. Yastığının altındaki silahlarını........
