menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir bahçıvan bir ülkenin çehresini değiştirebilir mi?

31 0
07.06.2026

Makedonya'da bir bahçıvan var. Adı sanı hiç bilinmeyen, ünvansız, makamsız sade bir vatandaş… Boş günlerinde eline süpürgesini, küreğini alıyor. Önce evinin önünü, sonra karşı kaldırımı, sonra zarar görmüş bir çocuk parkını, sırayla süpürüyor, onarıyor, temizliyor. Bir başka gün çıkıp civardaki zarar görmüş bankları tamir ediyor.

Bunları yaparken de cep telefonuyla kısa videolar çekip sosyal medya hesabına atıyor.

İlk başlarda izleyen yok. Sıfır yorum, birkaç beğeni, belki birkaç yakın arkadaş. Yani tam da bir "neden uğraşayım" anı.

Ama o uğraşmaya devam ediyor.

Aradan birkaç hafta geçiyor. Başka bir ilçeden iki liseli genç, kendi mahallelerinde aynı şeyleri yapmaya başlıyor. Kaldırımları temizliyorlar, çöpleri topluyorlar, dağılmış sokak taşlarını yerine oturtuyorlar. Ve bu bahçıvan abiye video mesajı gönderiyorlar: "Bak abi, biz de senin gibi yaptık."

Bahçıvan bu videoyu paylaşıyor.

Bir anda çok izleniyor. Bu video çok izlenince bahçıvanın eski videoları da birer birer keşfediliyor. Sessiz sedasız yürütülen aylık emek, bir gecede binlerce kişiye ulaşıyor. İnsan aklının ve sosyal medyanın garip cilvesi: Doğru şey, er ya da geç görünür hâle geliyor.

Sonra bir süpermarket sahibi devreye giriyor. Söylediği şey basit ama manidar: "Sen ücret almadan yapıyorsun. Ben de marketime yakın yerlerin temizlenmesine katkı koymak istiyorum. Gelin, belediyenin yapmadığı bakımı siz yapın, ben de size ürünler, hediyeler vereyim."

Anlaşma yapılıyor. Süpermarketin etrafı pırıl pırıl oluyor.

Ve sonra bir şey başlıyor. Gerçek bir şey. Tasarlanmamış, planlı programlı oluşmamış, siyasi parti ya da belediye başkanı kararıyla alınmamış bir şey. Bir akım başlıyor. Markalar ve firmalar hediyeler dağıtıyor; vatandaşlar, özellikle de gençler, sokak ve caddelerini tertemiz yapıyor. Mahalle mahalle yayılıyor bu hareket. Herkes kendi kapısının önüne çıkıyor. Kimisi fidanla, kimisi boyayla, kimisi sadece bir süpürgeyle.

Ama burada ilginç bir şey oluyor.

Bütün bunlar göz önüne serilince, belediyelerin yapmadığı işler iyice açığa çıkıyor. Vatandaş belediyenin yapması gerekeni yapıyor; insanlar da belediyelerin beceriksizliğini, daha doğrusu vurdumduymazlığını çok daha net görüyor. Bu sefer eleştiri soyutta kalmıyor; karşılaştırma yapılabiliyor, "işte........

© Türkiye