menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Diplomasi labirentinde Türk mührü: Ankara, Washington ve Tahran hattı

17 16
01.02.2026

Ocak ayı, Türk dış politikası açısından sadece yoğun bir takvim değil, aynı zamanda yeni dünya düzeninin kodlarının yazıldığı bir diplomasi maratonu olarak kayıtlara geçti. Paylaşılan infografik, Türkiye’nin ABD ve İran gibi iki zıt kutup arasında yürüttüğü aktif tarafsızlık ve kurucu ara buluculuk rolünün fotoğrafıdır.

5 Ocak’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Trump arasındaki görüşmeyle başlayan süreç, Ankara’nın Washington’daki yeni dönemi sadece izlemekle kalmadığını, daha ilk günden okuduğunu gösteriyor. Bu temas, bir nezaket telefonu değil; Trump yönetiminin reflekslerini, önceliklerini ve kırmızı çizgilerini tartan bir niyet yoklamasıydı.

Dikkat ederseniz, temaslar başkanlar seviyesinde bırakılmadı. Asıl kritik hamle, hemen ardından geldi. Sayın Hakan Fidan’ın Tom Barrack, Marco Rubio ve Steve Witkoff gibi isimlerle kurduğu yoğun temas trafiği, Türkiye’nin ABD’de sadece siyasi iradeyle değil, müesses nizamın yeni taşıyıcılarıyla konuştuğunu ortaya koyuyor. Bu isimler, Washington’daki yeni dönemin ideologları değil; uygulayıcıları. Kararların kâğıda döküldüğü, sahaya indirildiği masalar tam olarak burası.

Ankara’nın burada izlediği strateji net; kriz patladıktan sonra reaksiyon vermek değil, krizin çerçevesini önceden çizmek. Türkiye, Washington’a Orta Doğu dosyasını hazır bir okuma setiyle sundu. İran’da yaşanacak kontrolsüz bir kırılmanın ABD’ye ne kazandırmayacağını, aksine nasıl yeni bir yük üreteceğini, sahadan gelen verilerle anlattı. Bu nedenle bu görüşmeler, birer temas değil; Washington’ın karar alıcı aklına verilen önleyici brifinglerdi.

Ankara, sadece Beyaz Saray ile temas kuran bir başkent değil; Washington’daki karar alma mekanizmalarının tüm katmanlarıyla konuşabilen nadir aktörlerden biri olduğunu bu süreçte bir kez daha gösterdi. Başkanlık düzeyi, kabine, kongre çevresi ve güvenlik bürokrasisi… Türkiye, ABD’deki yeni dönemi tek bir merkezden okumadı; aksine çok katmanlı bir temas stratejisiyle süreci yönetti. Özellikle 20–29 Ocak arasındaki yoğun trafik, İran–ABD–Türkiye hattında güvenlik dosyalarıyla ekonomi başlıklarının ne denli iç içe geçtiğini ve bu........

© Türkiye