12 Eylül ve 'Sancı'
12 Eylül alelade bir gün değildir.
Yakın tarihin hiç şüphesiz en karanlık en girift ve en acı tablosunun genel adıdır.
Türkiye Cumhuriyeti tarihi, demokrasinin sık sık kesintiye uğradığı, askerî müdahalelerin gölgesinde şekillenen bir geçmişe sahiptir ne yazık ki. Bu müdahalelerin toplumsal hafızada en derin ve en ağır izleri bırakan halkasının başında hiç şüphesiz 12 Eylül 1980 Askerî Darbesi gelir.
Bu darbe, ordunun yönetime el koyması, Meclis'in kapatılması ve liderlerin tasfiye edilmesiyle sınırlı kalmamış, Türk toplumunun sosyolojik yapısını ne yazık ki kökten değiştirmiştir.
12 Eylül’ü hazırlayan şartlar, 1960’ların sonlarından itibaren ülkeyi saran küresel ideolojik kamplaşmalar, ekonomik çıkmazlar ve derinleşen iç güvenlik sorunlarıyla adım adım örülmüştür. Evet evet örülmüştür zira bu şartlar karanlık güçler tarafından bizzat tezgâhlanmıştır!
Toplumu birkaç yerinden bölüp birbirine düşüren ve darbenin oluşmasına zemin hazırlayan o günün şartlarını daha sonra belgesellerden, kitaplardan izleyip okusak da Emine Işınsu’nun “Sancı” romanıyla o günleri bizzat yaşıyorsunuz...
Türk edebiyatının güçlü kalemlerinden Emine Işınsu, 1974 yılında kaleme aldığı "Sancı" adlı belgesel niteliğindeki romanıyla, darbeyi oluşturan bu karanlık süreci, sokak çatışmalarını ve feda edilen bir kuşağın trajedisini bireysel bir acı üzerinden mercek altına almıştır.
12 Eylül Askerî Darbesine zemin hazırlayan şartların başında, ‘Soğuk Savaş’........
