menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Onlarca yenicelerden birisi: Vardar Yenice’si

20 0
21.07.2026

Osmanlı yeni kurduğu beldelerden bazılarına “Yenice” adını koyar. Kızılağaç Yenice’si, Karasu Yenice’si, Zağra, Balıkesir, Çanakkale, İnegöl, Karabük, Tarsus, Çorlu Yeniceleri gibi...

unanistan mevcut topraklarına bedava konar. İngilize mağlup oluruz, “Yunan’a toprak ver” buyurur. Ruslara yeniliriz “şurayı Rumlara bırak!”

Bazı şehirleri de katliamla alırlar, mesela Tripoliçe’de 40 bin Müslüman’ı kırarlar (Yazar Mc Carthy, William St. Clair, Davit Howard).

İlkel klanların bile töresi hukuku vardır bunlar yağmacıdırlar. Yakar yıkar, çalar çırpar sıkıştılar mı Avrupa’ya sığınırlar.

Balkan Harbi’nde Vardar Yenice’sine saldırsalar da söküp atamazlar. Çünkü Türkler ağırlıktadır hâlâ. Bizi bizden olanlar yakar, mübadele ile mümbit toprakları, renkli çarşıları, bereketli çiftlikleri, hareketli hanları Rumlara bırakırız “Alın sefasını siz sürün” deriz âdeta.

Biz de Yenice Vardarlıyız, büyüklerimiz anlatırdı, hısım akraba düğünü oldu mu aralarında konuşurlar; “Bir fincan altın yeter mi, kâseyle mi verelim yoksa?”

Mübadele ile anam tarafı Nif’e (İzmir Kemalpaşa) gelir, babam tarafı ise Kirmasti’ye (Bursa Mustafakemalpaşa’ya). Yollarda hastalıklar soygunlar, mülk dağıtımında kayırmalar.Babaanneme verilen ev karikatür gibi bir şeydi, 7-8 yaşındayken bile eğilerek girer, tavanına dokunabilirdim rahatlıkla. Yıkıldı yıkılacak sıkı bir tekme vursan yan yatacak. Vardar Yenice’sinde üç katlı konak bırakmışlardı oysa. Ninem nefis ahşap işçiliğini geniş merdivenlerini kalın tırabzanlarını ve ince tavan işlerini o kadar çok anlatırdı ki sanki gitsem bulacaktım bir başıma. Anadolu’daki ilk günlerinde birkaç koyun edinirler, çocuklar sütünü içsin hiç olmazsa. Mahalleli, hayvanlar yesin diye karpuz kabuğu getirir. Önce kendileri sıyırırlar kaşıkla. Ne elde var ne avuçta! Babaannem zafiyetten ölen küçük kızı Muallâ ile kundakta oğlu Burhan’ı unutamadı asla.

Mübadeleyi tartışmaya bile gerek yok, nereden baksan hata. Tehcir lanetli bir tatbikat, bu daha beter, iki tarafın da canını yakar.

Türkçe konuşan Karaman Ortodoksları “Bizi gâvura virmen” diye yalvarırlar. Ankara buyurgandır: Size gidin denildi o kadar!Mübadele ile Yunanistan Müslümanları Anadolu Ortodokslarıyla takas olunurlar.Türklerin yanı sıra Sırpça, Slavca, Rumca, Ulahça ve Bulgarca konuşan din kardeşlerimiz de yurtlarını terk etmek zorunda kalırlar.

Fikir Lord Curzon’undur ama öne çıkmaz, Lozan görüşmeleri sürerken topu Cemiyet’ül Akvam’dan Norveçli Dr. Fridtjof Nansen’e atar.Ankara mübadele teklifine hazırlıksız yakalanır, bin bilinmeyenli denklem, ne getirip ne götüreceği muamma... Savaştan yeni çıkmışız; iş yok, aş yok. Yol, su, elektrik, revir, hekim arama. Derdin yetmez gibi düş yollara, al bir gaile daha. Malum iki göç bir yangın derler Anadolu’da.

Heyetimiz acemidir, baskıya boyun eğer imzayı atar (30 Ocak 1923) İngiliz’in dediği olur sonunda.........

© Türkiye