Resmî kurumlardan bilgi almak niye bu kadar zor?
Büyükçekmece'deki bir araç mezarlığını geçen hafta manşete taşıdık. Aralarında CHP'li belediyelerin logolarını da taşıyan yüzlerce araç, plakaları sökülerek büyükçe bir araziye çekilmişti. Peki bu araçlar neyin nesiydi? Bu sorunun cevabını Cumhuriyet ve Adalet Partisi Genel Başkanı Ahmet Sevim’den öğrendik. Sevim, bunların yolsuzluk çetesi kurmakla suçlanan Aziz İhsan Aktaş'ın şirketine ait olduğunu tespit ettiklerini, araçların TMSF'den kaçırılmış olabileceğini düşündüğünü söyledi. Hatta suç duyurusunda bulunacağını ifade etti.Bunun üzerine biz de "Batan geminin malları" başlıklı bir habere imza attık. Ertesi gün TMSF’den açıklama geldi. Tabii o da bizim talebimiz ve ısrarımız üzerine. Açıklamada araçların kayıt altında olduğu, plakaları (her nasıl oluyorsa artık) sigorta ve vergi borcu çıkmaması için söküldüğü bildirildi. Yazdığımız gibi araçlar Aziz İhsan Aktaş'ın kayyım atanan konkordato sürecindeki şirketine ait çıktı. Bu vesileyle araçlarla ilgili detaylara vâkıf olduk.
Peki, haberi yazmadan önce TMSF'den bir bilgi istesek edinebilir miydik? İşte orası muamma. Zira, Türkiye'de bir kamu kurumundan haber maksatlı bilgi almak deveyi hendekten atlatmaktan zor. Yeri gelmişken şikâyetimi dile getirmek istiyorum.
Kamuda haber maksatlı taleplerde çoğu zaman karşınıza duvarlar çıkıyor. Basit bir istatistiki bilgi için gazeteciden 2-3 gün beklenmesi isteniyor. Hâlbuki haber için saatlerle yarışıyoruz. Dilekçe yaz, e-Mail at, onay bekle... Bekleyelim de haber beklemiyor ki! Geçmişte bir arkadaşım anlatmıştı. Eyüpsultan’da çekim yapmak istemişler. Cami için Diyanet'ten, türbe için Kültür Bakanlığından, caminin avlusu için belediyeden izin almak durumunda........
