Azerbaycan’daki başörtüsü yasağı ve sessizliğin çelişkisi
Türkiye halkı başörtüsü yasaklarının ne anlama geldiğini çok iyi bilir. Özellikle 28 Şubat döneminde üniversite öğrencilerinin, kamu çalışanlarının ve çeşitli meslek mensuplarının başörtüsü sebebiyle eğitimden ve çalışma hayatından dışlanması yakın tarihimizin en ağır hak ihlallerinden biri olarak hafızalarda durmaktadır. Bugün benzer bir problem Azerbaycan’da yaşanıyor.
Amnesty International’ın 16 Ekim 2026 tarihli açıklamasına göre, 12 Ekim’den itibaren yeni okul kıyafeti düzenlemeleri gerekçe gösterilerek başörtüsü kullanan öğrenciler ve öğretmenler bazı okullara alınmadı. Kuruluş, kız öğrencilerin başörtüsü sebebiyle sınıflardan uzaklaştırılmasını ayrımcılık olarak nitelendiriyor ve bunun eğitim hakkıyla din ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini belirtiyor. Azerbaycan’da başörtüsü tartışmasının geçmişi de yeni değil; 2010’da eğitim bakanlığının okul üniformasını gerekçe göstererek başörtüsünü yasaklama yönünde bir talimat verdiği daha önce de uluslararası raporlara yansımıştı.
Meselenin temelinde negatif özgürlük var. İnsan özgürlüğünün en basit anlamlarından biri, kişinin nasıl giyineceğine kendisinin karar vermesidir. Devletin bir kadına “başını açacaksın” demesiyle “başını örteceksin” demesi özgürlük açısından aynı türden müdahalelerdir. Başörtüsü yasağı yalnızca kıyafet özgürlüğünü ihlal etmekle de kalmaz. Bir öğrenciye “başörtünü........
