Öfkeyi sabırla, savaşı barışla değiştirme vakti geldi! İyilik ve sabır ayı: Ramazan
Kur’ân-ı kerimin ışığıyla aydınlanan, sabrın ve bereketin müjdecisi ramazan kapıda. Mahyalardan diş kirasına, çocukların neşesi “tekne orucu”ndan fırından yeni çıkmış sıcacık pideye kadar; bizi biz yapan o köklü gelenekleri ve yardımlaşmanın ruhunu yeniden hatırlamaya hazır mısınız?
Ramazan ayı, inananlar için hayat temposunun ve beslenme düzeninin tamamen değiştiği bir ay. Yılın en kutsal ayına girmeden önce ruhu, bedeni ve yaşam alanlarını hazırlamak; ibadetleri zorlanmadan ve aksatmadan yerine getirebilmek açısından büyük önem taşıyor.
Ramazan, Kur’ân-ı kerimde adı geçen tek aydır. Yüce kitabımızın indirilmeye başlandığı bu ayda oruç tutmak emredilmiştir. O (sayılı günler), doğruyu eğriden ayırma, gidilecek yolu bulma konusunda açıklamalar ve insanlara rehber olarak Kur’ân’ın indirildiği ramazan ayıdır.
Bereketin, sabrın, rahmetin ve ibadetin ayı olarak kabul edilen ramazanı diğer aylardan ayıran pek çok anlamlı özellik bulunur. İslam’ın beş temel şartından biri olan oruç ibadeti de yine bu ayda farz kılınmıştır. Ramazanda yapılan ibadetler; cimriliği cömertlikle, öfkeyi sabırla, intikamı sevgiyle ve savaşı barışla değiştirmeyi hedefleyen pozitif bir ahlaki ve sosyal dönüşümün kapısını aralar.
Peygamberimiz Hazreti Muhammed’in kıldığı ve sünnet olan teravih namazı da bu ay kılınır. Ramazan, yalnızca fiziksel ve zihinsel değil, aynı zamanda maddi yönü de bulunan bir ibadet ayıdır. İhtiyaç sahiplerine destek olmak amacıyla verilen fitre (fıtır sadakası), bayram gelmeden önce ihtiyaç sahiplerine ulaştırılır. Aynı zamanda Kur’ân ayıdır. Bu sebeple Kur’ân-ı kerim daha çok okunur, üzerinde tefekkür edilir...
NEREDE O ESKİ GÜNLER?
Ramazan ayı inananlar için çok kıymetli. Ben ise her yıl “Nerede o eski ramazanlar, nerede o eski iftar sofraları, nerede o bayramlar?” diye hayıflanmaktan artık çok sıkıldım. Yeni jenerasyonu anlıyorum, onlar eski ramazanları yaşayamadı. Hâl böyle olunca büyüklerimizin neye özlem duyduğunu anlamaları da zorlaşıyor.
Unutulanları kabul ettik ama yine de biraz hatırlayalım istedim. Aslında bazı gelenekler hâlâ yaşıyor. Mesela evler, ayların en güzeli kabul edilen ramazan için özenle, köşe bucak temizlenirdi. İlk sahura kalkacak ev halkı için çarşıya çıkılır, sahurluk ve iftariyelikler alınır, hummalı bir ramazan mutfak alışverişi yapılırdı.
Ramazan boyunca camilerin minareleri arasına gerilen ve güzel mesajlar ileten mahyalar, Osmanlıdan bugüne ulaşan geleneklerden biri. Osmanlı döneminde özellikle İstanbul’da yaşayanlar........
