SORUNLARI ÇÖZEBİLMEK VE ÇÖZÜLME FARKI
Bu satırların yazarı olarak bazılarının yaptığı gibi kimseyi memnun etmek, onlara hoş görünmek, birtakım beklentiler peşinde olmak amacıyla yazmadığımız gibi; kimseyi üzmek ve moralini bozmak için de yazmıyoruz. Zaman zaman bazı tenkitlerimiz oluyorsa da doğruya doğru, yanlışa yanlış demekten uzaklaşmıyoruz.
2000’li yılların ortalarına doğru zaman zaman endişe dolu Cumhuriyet tarihimizin önemli bir dönemini yaşıyoruz. Böyle bir ortamda sık sık soru işaretleri doğarken, haklı olarak gelecek endişesi artarken, bizden kimsenin aşırı iyimser olmamızı bekleme hakkının bulunmadığını bilhassa belirtmek istiyoruz. Türkiye’nin geleceği ile ilgili zaman zaman hiçbir ciddi devletin kabul edemeyeceği bazı dayatmaların bulunduğunun, birtakım tavizlere zorlandığımızın farkındayız. Mağlup olan bölücü ve ırkçı, dıştan kumandalı terör örgütü ve onun destekçisi partinin fırsat bulmuşken çok talepkar bir çizgi izleme peşine düştükleri görülmektedir. Türkiye haklı olarak iç yapıyı güçlendirmek için çabalarken, teröre artık son verdirmeyi düşünürken acaba tersi mi olur ki şeklinde düşünenler de oluyor. Terörsüz Türkiye projesini gerçekleştirmeye çalışan iktidar. Karşısında sanki mağlup olmamış gibi davranmaktan utanmayan örgüt militanları ve malum parti bir başka ifadeyle terör severler, eşit vatandaşlık diye tutturuyorlar. Anayasanın ve bazı yasaların delik deşik edilmesini hedef alıyorlar. Bizzat Anayasada eşitlik maddesi olduğu gibi uygulamada da bunun dışına çıkıldığı pek görülmemektedir. Vatandaşlığı reddeden sözde bazı vatandaşlar eşit olmadıkları için mi her türlü siyasi ve iktisadi faaliyete girebiliyor, tapu alıyor, kamu hizmetlerinden faydalanıyor, AVM’lere, turistik otellere, benzin istasyonlarına sahip olabiliyorlar? Aslında aranan eşitlik falan değildir. O zaten gereğinden fazla piyasada mevcuttur. Bizde hedef devletin egemenliğini paylaşabilecek kanalları açabilmek ve buna uygun bir zemini hazırlayabilmektir. Türkiye’yi milli ve üniter bir devlet olmaktan uzaklaştırmaktır. Bazılarımız anlaşılmaz bir şekilde aşırı iyimser olsa da, yapılmak istenen, ülkemizin önünü kesmek için bölgede sözde dış dost kuşatması yetmiyormuş gibi, bir de ülke içinde etnikçi bir kuşatma ve tuzakla karşı karşıya........
