menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD Emperyalizmi İran savaşıyla yeni emperyalist yüzünü açıkça ortaya koyuyor!

14 0
12.03.2026

Sol Dünya görüşünde olanlar uzun yıllar ABD emperyalizmini anlatırken, farklı görüşte olanlara inandırıcı olmakta zorlanırlardı. Bu konunun önyargıyla ve de ABD ye genelde karşı olunduğu için değerlendirildiğini iddia ederlerdi.

ABD Başkanı Trump’ın günümüzde son derece pervasızca ve açıktan açığa, Kanada’nın ABD`ye katılmasını, Panama kanlının ABD`ye ait olduğunu, Grönland’ın ABD tarafından alınması gerektiğini ısrarla belirtmektedir.

Münih Güvenlik Konferansında, ABD`nin yeni emperyalist politikalarını en ayrıntılarıyla ve açıkça anlatan kişi, Trump’ın Dışişleri bakanı Marco Rubios, ABD-Avrupa ortak tarihine vurgu yaptı. “Evet bir ortak hikayemiz var. Ancak hassasiyetlerimizi dikkate alırsanız beraber yürüyebiliriz” diyerek aşağıdaki uyarılarda bulundu.

“Binlerce yıllık Batı medeniyeti tehlike altındadır. Bizler ortak bir amaçla bir araya geldik. Birlikteliğimiz kime karşı savaştığımız için değil, ne için savaştığımız içinde belirleyicidir. (…) Trump yönetimindeki ABD üzerlendiği görevi yalnız yapabileceğimiz gibi, bunu Avrupa’daki dostlarımızla yapmak isteriz. Bizim için Avrupa ve ABD birlikte olmalıdır. 250 yıl önce kurulan ABD`nin kökleri Avrupa`da bulunmaktadır. (…)  Bu nedenle Trump dostlarımız Avrupa`dan inandırıcılık ve karşılılık güveni beklemektedir. Bunun nedeni, geleceğimizden duyduğumuz endişedir. (…) Biz kendini savunacak bir Avrupa istiyoruz. Gelecek Yüzyılın görevlerini birlikte yapabiliriz.”  

Rubios Kitlesel konuşmasında göçlerin ciddi bir sorun olduğuna, Gazze, Ukrayna Savaşı, Venezuela ve İran’ın Atom programı sorunlarına da değindi.

ABD Dışişleri bakanı ismini vermeden hiç değinmedi esas konu, Çin Halk Cumhuriyeti ile aralarındaki ekonomik, siyasi, askeri ve Dünya genelindeki küresel etkinlik konularıydı. Çin Halk Cumhuriyeti ekonomik, teknolojik ve askeri alanlarda Dünya genelinde, Asya, Afrika ve Latin Amerika`da hızla gelişerek, ABD`nin gerçek rakibi olduğunu kanıtlamaktadır. Kısa sürede tüm bu alanlarda ABD`yi geride bırakacağı, konunun uzmanı gözlemciler tarafından belirtilmektedir.

Tam da bu nedenle ABD izlediği politikalarla bir yandan Rusya’yı, Çin Halk Cumhuriyeti’yle birlikte ortak politikaları izlemekten uzaklaştırmaya ve de mümkünse Rusya’yı, ABD`nin ve Avrupa ülkelerinin de yanında görmeyi istemektedir. Trump`ın Putin`le yakın ilişkisinin ana amacı budur. 

ABD Emperyalizmi sömürgeci politikasını Dünyada sürdürmeye kararlıdır.

“Binlerce yıllık Batı medeniyetinden” ve tehlike altında olduğundan söz ediyor ABD Dışişleri bakanı Marco Rubios. Hiçbir batılı ülkenin bırakın binlerce yıllık geçmişinden, yüzlerce yıllık medeniyet geçmişinden de söz edilmez. İngiltere’nin, İspanya’nın, Fransa’nın veya Portekiz’in Asya’yı, Latin Amerika’yı ve Afrika’yı kolonileştirip milyonlarca insanın hunharca katledilmesi, Afrika`dan milyonlarca insanın köle olarak Amerika’ya götürülmesi ve 1960`li yıllara kadar köle olarak çalıştırılması, utanılmadan Batı medeniyeti olarak gösteriliyor.

İngiltere’nin ve Fransa’nın Asya ve Afrika’daki birçok ülkeyi yüzlerce yıl sömürge olarak kullanmaları pervasızca batı medeniyeti olarak değerlendiriliyor. Günümüz Dünyasının uluslararası bir konferansında hiç utanmadan, binlerce yıllık Batı medeniyetinden söz ediliyor.

İkinci Dünya savaşı sonrası askeri ve ekonomik alanda Dünya’nın küresel lider gücü olan ABD, 1950`lerden günümüze 50’den fazla ülkede çoğu kez kanlı askeri darbelerle siyasi ve ekonomik politikalarını sürdürmektedir. Bunlardan Dünya kamuoyunun yakından bildiği sadece birkaçını belirtmek isterim.

–      Avrupa`dan göç ederek Kuzey Amerika’yı istila eden dedeleriniz, dört asır süresince yerli halk olan 12 milyon Kızılderilileri katlettiniz.

–       1950-1953 yıllarında Kore halkına karşı yapılan savaşta 4 milyon Koreliyi katlettiniz.

–       1969-1975 yıllarında İkinci Dünya Savaşında kullanılan bombalardan fazlasını   Vietnam halkına karşı kullanarak, 5 milyondan fazla Vietnamlıyı hunharca katlettiniz.

–       Halkın oyuyla seçilen Sosyalist Salvador Allende`ye karşı darbe yapılarak on binlerce Şili`li katledildi ve faşist Pinochet iktidara getirildi.

–      Afganistan`da, Irak`ta, Libya`da darbeler yaparak milyonlarca insanı katlettiniz.

–      6 Ağustos 1945 tarihinde Hiroşima’ya ve Nagazaki`ye atılan atom bombalarıyla 350 binden fazla kişi katlettiniz, yüzbinlerce insanı sakat bıraktınız.

–   28 Şubat 2026 da başlayan ve devam etmekte olan Dünya kamuoyunun yakından izlemekte olduğu ABD Emperyalizminin İsrail`le birlikte İran’a yüzlerce uçakla yoğun saldırılanlarını gün be gün yakından izliyoruz.

     Oysa Trump’ın ve İsrail`in isteğiyle, İran’ının nükleer silahlanmasının engellemesi amacıyla, İran`la günlerce süren görüşmeler yapılmaktaydı. Bu görüşmeler yapılırken, İran yönetim kadrosuna bu konuya ilişkin bir toplantı anında yapılan bombalı saldırıyla 48 İran yöneticisi ve dini lideri hunharca katledildi.

 İzlenen bu politika bir kere daha, ABD`nin yeni emperyalist yüzünü açıkça kanıtlamaktadır.

    47 yıldır iktidarda olan İran’daki Molla rejimi, demokratik hak ve özgürlükleri için bu yıllarda mücadele veren on binlerce protestocuyu hunharca katletmiştir. Bu gerçeği asla unutmamak gerekir tabii ki. İran halkı gerçek demokrasi ve özgürlükler için vermekte olduğu mücadelede ergeç kendi övgücüyle başarılı olacaktır.

     ABD ve İsrail, söylemlerinin aksine bu hunhar savaşlarıyla İran halkına özgürlük ve demokrasi getirmeyi asla düşünmemekte, İran’ın zengin petrol ve diğer maden kaynaklarını ele geçirmeyi istemektedir. ABD Emperyalizminin 1950`lerden günümüze izlediği politika bunun açık kanıtıdır. Günümüzde bu politikaya yoğun katkı sağlayan İsrail`in asıl amacı da budur.


© Turkish Forum