menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hayfa Enerji Üssü ve Hürmüz Boğası Stratejileri

17 0
02.04.2026

Hürmüz Boğazı ve Hayfa Enerji Üssü

ABD/İsrail’in İran’a saldırıları, bir ayını doldurduğu halde barış ümidi gözükmemektedir. İran’ın Hürmüz Boğazı kısıtlaması ABD ekonomisini ve iç siyasetini sarsarken, küresel Siyonist odaklar krizi sermayeye çevirmektedir. Bu süreçte Hayfa’nın bölgesel enerji üssü haline getirilme projesi derinden derine ilerletilmeye çalışılmaktadır. Böylece Siyonist patronlar küresel enerjideki kontrolünü doğrudan bir İsrail şehir limanı üzerinden takviye etmeyi amaçlamaktadır. İsrail’in Hayfa liman şehri, Avrupa’nın Rotterdamı yapılmak istenmektedir.

Dünya petrol-doğalgaz ticaretinin yaklaşık beşte biri Hürmüz Boğazı’ndan geçmektedir. Bunun önemli bir kısmı İran dışındaki Körfez ülkelerine aittir. İran’ın Hürmüz kozunu her fırsatta dillendirmesi, Körfez ülkelerini yeni rotalar aramaya yöneltmiştir. Bölge kaynakları için yeni alternatif rota arayışı, Hayfa’nın aynı zamanda rafineri, depolama, yükleme, pazarlama merkezi haline getirilmesi projesine destek anlamına gelmektedir. Esasen gerek İsrail içindeki yatırımlar gerekse Abraham Anlaşmaları dahil bölgesel işbirliği sözleşmeleri sayesinde Hayfa’nın “Orta Doğu Rotterdamı” haline getirilmesinde önemli mesafeler kat edilmiştir. Azerbaycan petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan üzerinden Hayfa’ya ulaştırılması, bu cümledendir.

İran’a yönelik yaptırımlar ve saldırılarla Suriye’deki rejimin ABD destekli terör organizasyonuyla birleşmesi de bu projenin önemli bileşenlerindendir. Belirtmek gerekir ki Fırat’ın doğusundaki yapılanma, Şam merkezli devlet örgütlenmesinden çok daha güçlü, ekonomik ve siyasi temeli her yönüyle organizedir. İsrail-ABD ürünü bu yapının Suriye devlet örgütüne katılması Teröristan’ın kendini feshetmesinden ziyade Suriye’nin Teröristanlaşması tehlikesini gündeme getirmiştir. Esed rejiminin düşmesi sürecinde o günkü ismiyle Colani güçleri, bu yapının desteğiyle ilerlemiştir. Dolayısıyla uluslararası terör suçuyla tescillenmiş nice Mehmetçik katillerinin, Suriye devlet protokolünün ön sıralarına yerleşmesi, planlı-programlı bir sürecin aşamasıdır.

Şam yönetimiyle uzlaşmayla Fırat’ın doğusundaki organizasyonun Suriye’nin parçası haline gelmesinin Kerkük-Hayfa boyutu son derece önemlidir. Belirtmek gerekir ki Haseke ve Deyrizor’daki kaynakların ekonomik değeri zayıftır. ABD’nin bölgeye yaptığı askeri harcamalar ve aldığı siyasi risk, buradaki kaynaklarla ilgili değildir. Esasen Trump daha ilk başkanlık döneminde, bütçeye yükü sebebiyle ve tüccar mantığıyla buradaki askerini çekmek istedi, Siyonist lobiyi, kendi deyimiyle “savaş lordlarını” aşamadı.

Teröristan’ın Suriye’ye katılmasıyla bölge petrollerinin Hayfa’ya........

© Turkish Forum