İfşa Günü: Yeni Başlayanlar İçin “Yeni Gerçeklik”
Bilgi saklanmalı mı, açıklanmalı mı, yoksa hatırlanmalı mı?
Bilgi saklanmalı mı, açıklanmalı mı, yoksa hatırlanmalı mı?
İfşa Günü (Disclosure Day, 2026) çok ortalama bir film.
Hatta filmi yalnızca bir bilimkurgu filmi olarak değerlendirecek olsam, yer yer vasatın da altına düştüğünü söyleyebilirim. Özellikle ilk yarıda anlatı beklediğimden çok daha yavaş ilerliyor. Konuya halihazırda ilgi duyan izleyiciler için bazı kapılar oldukça geç açılıyor. Dahası, sinema tarihinde gördüğüm en başarısız kaçış sahnelerinden birini belki de bu filmde izlemiş olabilirim. Daniel Kellner’in çiftlikte ajanlardan kaçtığı sekansın nasıl bu kadar özensiz çekilebildiğini gerçekten anlayamadım.
Ama mesele aslında tam da burada başlıyor. Çünkü ben bu filmi yalnızca “iyi film / kötü film” düzleminde değerlendiremiyorum.
Son yıllarda UFO’lar ya da artık çok daha yeni bir tanımlamayla UAP’ler ve üçüncü türden varlıklar etrafında şekillenen tartışmaları ve yayımları ilgiyle takip eden biri olarak İfşa Günü benim uzun zamandır merakla beklediğim yapımlardan biriydi. Ancak filmi izlerken bir noktada kendime şu soruyu sordum:
Acaba film yanlış bir zamanda mı gösterime girdi?
Çünkü bir zamanlar yalnızca komplo teorilerinin alanına ait görünen birçok konu artık gündelik hayatın parçası haline gelmiş durumda. Devletlerin yayımladığı raporlar, pilot ifadeleri ve açıklanamayan hava olaylarına ilişkin kayıtlar sayesinde “gizlenen gerçek” fikri eski gizemini büyük ölçüde kaybetti ve yeni bir gerçeklik kazandı. Dolayısıyla film boyunca anlatılan birçok şey, günümüz seyircisi için şaşırtıcı olmaktan çok artık “tanıdık” geliyor. Belki de bu yüzden filmi izlerken dikkatimi çeken şey ne devlet sırları oldu ne de olası ifşalar.
Asıl ilgimi çeken, insanlığın bilinmeyenle nasıl karşılaştığı sorusuydu.
Filmdeki dünya dışı varlıklar ilk anda doğrudan kendi fiziksel görüntüleriyle görünmüyor. Önce hayvan biçimlerinde karşımıza çıkıyorlar. Daha sonra bunun nedenini öğreniyoruz: Temas ettikleri insanları ürkütmemek.
Bu ayrıntı üzerinde düşündükçe kendimi filmin anlattığı hikayeden çok, onun kullandığı sembolleri okumaya........
