Akın Gürlek'in tapuları ve Özgür Özel'in kara propagandaları
Bildiğiniz üzere, Ekrem İmamoğlu ve İBB’ye yönelik “asrın yolsuzluğu” olarak nitelendirilen kapsamda 3 bin 900 sayfalık bir iddianame hazırlanmıştır. Ekrem İmamoğlu ve bazı çalışma arkadaşları, “çıkar amaçlı suç örgütü” kurmak, yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla yargılanmaktadır. Elbette bu iddialar ve suçlamaların nasıl bir sonuca ulaşacağını zaman gösterecektir. Bizim hüküm vermemiz mümkün değildir; son sözü yargı söyleyecektir.
Cumhurbaşkanlığı hedefiyle yola çıkan ve bu süreçte İBB’nin çalışmalarını ikinci plana atan ve bu yüzden tembelliği seçen Ekrem İmamoğlu’nun geldiği nokta ibretliktir. İBB’nin yönetiminde zafiyet oluştuğu ve bu durumun istismar edildiğine dair kamuoyunda geniş yer bulmaktadır. CHP içinde de bu inançta olanlar vardır.
Bavullar içinde taşındığı öne sürülen paralar, evler, villalar, medyaya aktarıldığı iddia edilen kaynaklar, yurt dışı gezileri… İddialar oldukça geniş bir yelpazeye yayılmaktadır. Bu kapsamda İmamoğlu ve 86 İBB yöneticisi hakkında yaklaşık 560 milyar liralık yolsuzluk suçlaması bulunmaktadır.
Ekrem İmamoğlu hakkında 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep edilmesi de iddiaların ciddiyetini ve dosyanın kapsamını ortaya koymaktadır.
CHP, bu süreç nedeniyle şaibelerin gölgesinde siyaset yapmakla eleştirilmektedir.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise “Bizde rüşvet yok, irtikap yok, yalan yok, zimmet yok, yolsuzluk yok.” diyerek söz konusu dosyayı itibarsızlaştırmaya çalışmakta ve inkar siyaseti yürütmektedir.
Elbette CHP’yi sıkıştığı köşeden çıkarmanın yolu ona göre budur.
Bunun içinde son dönemde cambaza bak oyunu üzerinden, İBB’deki yolsuzluk ve rüşvetin üzerine giden eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, yeni........
