Değişim Kaçınılmazdır, Yönü İse Seçimdir
Dünyaya gözlerimizi açtığımız andan itibaren, farkında olsak da olmasak da sürekli bir değişimin içinden ilerleriz. Bedenimiz değişir; hücrelerimiz yenilenir, atomlarımız bir saniye öncesinden bile farklı bir düzende yoluna devam eder. Yaşam, yazılı olmayan bir sözleşmeyle bizi değişimi kabul etmeye davet eder ve biz bu sözleşmeye sessizce imza atarak hayata “merhaba” deriz.
Belki de en büyük değişimi, henüz hiçbir şeyi bilmezken yaşarız. Anne karnında bambaşka bir formdayken, başka bir forma doğarız. Doğar doğmaz ağlamamız, yalnızca fiziksel bir tepki değil; değişimin ilk sesli tanıklığıdır. Güvenli, sınırlı ve ritmi belli bir ortamdan; belirsiz, temaslı ve yoğun bir dünyaya geçiştir bu.
Yaşam boyunca da bu döngü sürer. Belirsizliği bilerek yaşarız.
Yaşadığımız her olaydan, yediğimiz her yemekten, yaptığımız her hareketten sonra bir önceki hâlimizi geride bırakırız. Hiçbir an, bir diğerinin aynısı değildir.
Bu yazıda “değişim” kavramına tam da buradan bakmak istiyorum. Çünkü değişim, çoğu zaman sandığımız gibi yaşadıklarımızın kendisinde değil; onlara verdiğimiz tepkilerde şekillenir.
Benzer içerikte iki deneyim düşünelim. İkisi de kayıp, ikisi de hayal kırıklığı, ikisi de zorlayıcı. Ama biri insanı sertleştirirken diğeri olgunlaştırıyorsa, aradaki fark zaman değildir. O fark, bilincin ürünüdür.
Değişim, hayatın bize ne yaptığıyla değil; bizim bu süreçte hayata nasıl karşılık verdiğimizle belirlenir. Zorlayıcı bir olay yaşadığımızda suçlayacak birilerini bulmak kolaydır; bu işin en kolay kısmıdır. Oysa biz yaşarken seçimler yapar, kararlar veririz. Asıl mesele, verdiğimiz kararların nasıl verildiğini gerektiğinde sorgulayabilmek ve ortaya çıkan sonucun sorumluluğunu üstlenebilmektir. İşte tam da burada, değişimin yönü belirlenir.
Bu noktada çok sevdiğim, gerçek bir hayat hikâyesini paylaşmak isterim.
Bir gün kitabının yayımlanması vesilesiyle tanıştığım bir yazarla uzun bir sohbetin içindeydik. Konu bir noktada hayatına geldi ve yıllar önce geçirdiği büyük bir trafik kazasını anlattı.........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin