menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sözleşmenin Sessiz İnfazı

10 0
15.04.2026

“İnsan özgür doğar, oysa her yerde zincire vurulmuştur.”

Jean-Jacques Rousseau bunu yazdığında belki kralları hedef alıyordu. Ama ironinin en acı tarafı şudur: Bugün zincirler daha görünmez, daha rafine ve daha “demokratik” bir ambalajla sunuluyor. Rousseau’nun hayaleti artık saraylarda değil, seçim sandıkların içinde dolaşıyor.

Çünkü artık kimse size zincir vurduğunu söylemiyor.

Size sadece “oy verdiniz” diyorlar.

Ve mesele tam da burada başlıyor.

Modern iktidarlar “milli irade” dediğinde aslında çoğunluğun anlık tercihini, toplumun uzun vadeli ortak çıkarıymış gibi pazarlıyor. Oysa Rousseau’nun “Genel İrade” dediği şey, sandıktan çıkan sayısal çoğunluk değil; toplumun bütünü için doğru olanın aranmasıdır.

Bugün ise Q, I’un hayatına müdahale etme lisansı olarak kullanılıyor.

“Bir gece yarısı yayımlanan bir kararnameyle, bir bölgenin kaderinin tek imzayla değiştirilmesi… ya da yerel bir mecliste çoğunluğun oyuyla, o şehirde hiç yaşamayacak olanların bile hayatını etkileyecek kararların alınması…”

Bunlar ‘irade’ olabilir; ama Genel İrade değildir.

Bir ülkede çevreyi tahrip eden bir proje, kısa vadeli kazanç uğruna onaylanıyorsa…

“Genel irade her zaman doğruya yönelir; ama herkesin çıkarı her zaman doğru değildir.”

İktidarlar bu farkı bilmez değil.

Ama bilerek bulanıklaştırır.

Sorunun ikinci katmanı daha........

© Tigris Haber