menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“TÜRK LÜGATİ”NDE GÖNÜLE DAİR BAZI ATASÖZÜ, DEYİM VE BEYİTLER

319 0
30.07.2026

 “TÜRK LÜGATİ”NDE GÖNÜLE DAİR BAZI ATASÖZÜ, DEYİM VE BEYİTLER

Prof. Dr. Ahmet SEVGİ

“Gönül” bizim en eski kelimelerimizden biridir. “Orhun Âbideleri” yahut “Kutadgu Bilig” gibi gerek İslâmiyet öncesi, gerekse İslâmiyet sonrası ilk yazılı kaynaklarımızda “köngül” şeklinde karşımıza çıkan bu kelime, lafız ve mânâ olgunluğuna Anadolu coğrafyasında kavuşmuştur.

Hüseyin Kâzım Kadri’nin 4 ciltlik “Türk Lügati”ni (toplam: 3766 sayfa) karıştırırken “gönül” maddesinde (cilt: 4, s. 192-196) gönüle dair güzel atasözü, deyim ve beyitlere rastladım. Onlardan birkaçını sizlerle paylaşmak istiyorum.

Gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz. 

“Niyâzım  geçmedi  dildâra,  taşa  eyledi  tesîr

Hemân şimdengeri neylerse etsin, etmesin tehîr”

                                                               (Vâsıf)

(Yalvarıp yakarmam taşa tesir etti de sevgiliye etmedi. Bundan sonra ne yaparsa yapsın, ertelemesin.)

Gönül kalsın, yol kalmasın. 

“Koyup kûyunda gönlüm, râh-ı gurbet ihtiyâr ettim

Gönül kalsın beyim yol kalmasın derler, meseldir bu”

                                                                      (Misâlî)

(Gönlümü sevgilinin köyünde koyup gurbete çekip gittim. Zira gönül........

© tarihistan.org