Hep aynı çıkmaz: Kayyım!.. Son örnek TELE 1’e çökmek
24 Ekim 2025.
Huzur Mahallesi, Ahmet Bayman Caddesi, Sarıyer İstanbul. Mahalleye giriş çıkış kapatılıyor, polis ve polis dolu.
26 Ekim 2025.
Çağlayan Adliyesi. Yollar kapatılıyor, barikatlar, tel örgüler, polis ve polis dolu, Adliye’de işi olanlar bile içeriye alınmıyor.
Olağanüstü mü, olağanüstü!..
O iki günde medyaya çekilen operasyon diğerlerinden farklı, adresi TELE 1!..
Ne oluyor o iki gün?..
AKP medyanın yaklaşık yüzde 90’ını ele geçiriyor ancak, TELE 1’e çökmesi, başından sonuna kadar olağanüstü çünkü, TELE 1 kurulduğundan bu yana çok etkili, AKP’ye fena halde kök söktürüyor.
Altı ay önce
24 Ekim 2025, saat 19.28.
Huzur Mahallesi’ndeki binada TELE 1’de Murat Taylan akşam haberlerini okurken...
Rejiden Murat Taylan’a yabancı bir ses:
“Yayını derhal durdur!.. Hemen!...”
Herkes şaşkınlık içinde, yanında polislerle gelen kişi çalışanların tanımadığı biri:
“Burada sizlerin yönetimi şu andan itibaren bitmiştir”.
Darbe mi?.. Baskın mı?.. Ne adına, kimin adına?..
Casusluk suçlaması
Aynı günün sabahı TELE 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ gözaltına alınıyor. O neden gözaltında?..
26 Ekim 2025, kimsenin Adliye Sarayı’na adım atmasına izin verilmediği gün, Merdan Yanardağ’a yöneltilen suçlama belli oluyor:
“Casusluk!.. Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan ve bir iş adamıyla birlikte!..”
Yanardağ altı aydır hapiste. İlk duruşması 11 Mayıs’ta.
TELE 1’e kayyım olarak atanan Yeni Şafak Gazetesinden İbrahim Paşalı tecrübeli!.. Daha önce Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT’ye de kayyım olarak atanmış. TELE 1’e geldiğinde bugünlerin haberini veriyor:
“Tasarruf ve Mevduat Sigortası Fonu (TMSF) karar verecek, belki satılır, belki biz işletiriz”.
Birkaç gün önce TMSF 28 milyon lira bedelli ihaleyle TELE 1’i satışa çıkartıyor.
Adı ihale, AKP’ye yabancı birine gitmeyeceği ortada.
Çok gazete, çok kanal
RTÜK yoluyla ekran karartma, program kaldırma, milyonlarca liralık para cezaları yetmiyor. Basın İlan Kurumu yoluyla ilan kesmeler yine yetmiyor.
Daha önce İpek, Uzanlar, Doğan, Sabah, Çukurova, Ciner ve Can guruplarına bağlı ne kadar gazete ve TV varsa, hepsini TMSF yoluyla kayyım atayarak, ardından satarak ele geçiren AKP son olarak TELE 1’i kendisine bağlıyor.
El koymanın kritik aracı kayyım atamak!
Anayasa Mahkemesi iptal etti
Kayyım adeti 12 Eylül’den miras.
Terör gerekçesiyle, KHK ile bazı il ve ilçe belediyelerinde iktidara kayyım atama yetkisi veriliyor.
1989’da Anayasa Mahkemesi (AYM) yapılan başvuruyla o KHK’yı iptal ediyor, “belediyelerin demokratik varlığı ile bağdaşmadığı” gerekçesiyle.
15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra yeni bir KHK ile belediyelere kayyım atanmasının yolu yeniden açılıyor. AYM’ye başvuruluyor ama, AYM artık eski AYM değil, başvuruları geri çeviriyor.
Fikret İlkiz’in itirazı
15 Temmuz darbe girişiminden sonra İpek Gurubuna ait Bugün, Millet Gazeteleri ile Bugün TV ve Kanaltürk’e kayyım atanıyor, medyaya kayyım atanmasının ilk örneği.
Avukat Fikret İlkiz itiraz ediyor:
“Basın kuruluşlarına kayyım tayini mülkiyet hakkı ile basın yayın faaliyeti için ağır bir müdahaledir. Bu şimdiye kadar karşılaşılmayan bir basın yayın yönetim biçimidir.
İfade ve basın özgürlüğüne bütünüyle aykırı, basın üzerinde baskıdır. Süreli yayınlarla ilgili yasal düzenlemelerin hiç birinde kayyımın yayına müdahale yetkisi yoktur. Düşünce ve ifadelerin serbestçe yayınlanmasını engelleyici, zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, mali ve teknik şartlar konulamaz, (Anayasa Madde 29). Basına kayyım atamak Anayasa’ya aykırıdır.
(...) Mülkiyet hakkına çok önemli bir kısıtlama getirilmiş olmaktadır.
(...) Basın özgürlüğü ihlal edilmektedir”.
TELE 2 yayında
TMSF eliyle AKP iktidarı medyaya kayyım atamayı sıradan hale getiriyor, yetmiyor satışa çıkartıyor.
TELE 1’in satışı Anayasa’ya aykırı bu uygulamanın son örneği.
Kayyımdan sonra TELE 1’de çalışanlarının çoğu istifa ediyor, TELE 2 adıyla YouTube kanalında yayına başlıyor.
Kayyımdan satışa uzanan yolda TMSF medyada AKP’nin eli kolu!..
Yarın iktidar değiştiğinde, aynı TMSF ne olur?..
