Önce rejim değişikliğini kabul edelim, sonra yola nasıl devam edeceğimize bakarız
Diyorlar ki, “Kemal Bey parti çıkarını önceleyen, devlet ahlakı ile hareket eden yerden bakıyor. Onu tek ilgilendiren partinin düştüğü bu hâller.”
Güzel tez…
Buna da ikna olmamızı bekliyorlar, bu defa işleri biraz daha zor görünüyor.
Zira parti, düştüğü yerden bu yeni başkan Özgür Özel ve ekibi sayesinde kalkmıştı.
Yani senaryodaki tutarsızlık çok belirgin.
Zaten belki de mesele tam da burada başlıyor; artık bir hamle yapacakları zaman kim ikna, kim değil diye bakmıyorlar.
Daha doğrusu bakıyorlar da içeriye değil, misal Amerika yanımızda mı, onu kontrol edip yapıyorlar hedeflediklerini.
Öyle âdet yerini bulsun diye gizlemek, soslamak falan gibi ihtiyaçları da yok, kalmadı.
Önce küçük bir simülasyon olarak İstanbul İl Başkanlığı operasyonu yapıldı, sonuçları görüldü…
O günden bugünün geleceğini, rejimin başladığı bir işi asla yarım bırakmayacağını biliyorduk, bekliyorduk…
“Yapamaz denen ne varsa yaptılar” sözünüz kulağımda gibi…
Belki de bu rejimi yıllar sonra tanımlayan, anlatan cümlelerden biri de bu olacak zaten. Bir ülkede hukukla, kanunla, kurallarla,........
