menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Poliklinik odamdan portreler (2): Diyabette “erişkin kliniklerine geçiş” neden önemli?

26 0
11.10.2026

Eymen’in sigarası

Eymen 18 yaşını bitirmek üzere. Şimdiden ona “bıçkın delikanlı” diyebiliriz. Altı yıl önce Tip 1 diyabet tanısı aldı. Bugüne kadar, biraz da üzerine titreyen annesinin desteğiyle, HbA1c düzeyini %7,4 civarında tutabildi. Bugün konuşurken, onun yaşındaki gençlerde sık gördüğümüz geç kalkma, dışarıda ve düzensiz beslenme gibi sorunların yanı sıra, günde bir paket sigara içtiğini de öğrendim.

İleri ergenlik dönemi (16-19 yaş), Tip 1 diyabet yönetiminin en zor evrelerinden biridir. Bu yaşlarda bağımsızlaşma isteği artarken insülin dozlarını aksatma, düzensiz beslenme ve diyabet yorgunluğu daha sık görülür. Bunlara bir de önemli bir risk eklenir: sigara.

Sigara, Tip 1 diyabetli gençlerde yalnızca kalp ve akciğer sağlığını değil, diyabetin seyrini de olumsuz etkileyebilir. İnsülin direncini artırabilir, glisemik kontrolü bozabilir ve göz, böbrek ve damar komplikasyonları açısından riski yükseltebilir. Elektronik sigaraların da güvenli bir alternatif olduğu düşünülmemelidir.

İleri ergenlikte amaç yalnızca HbA1c’yi düşürmek değildir. Sigaraya hiç başlamamak, sensör ve insülini düzenli kullanmak, sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmek ve aileyle açık iletişimi sürdürmek, uzun ve sağlıklı bir yaşamın temel taşlarıdır. Tip 1 diyabetle yaşamak zaten büyük bir mücadeledir; sigara bu mücadeleyi gereksiz yere daha da zorlaştırır.

Bugün Eymen’le sigarayı bırakması, beslenme düzenine dikkat etmesi ve annesiyle iş birliğini sürdürmesi üzerine konuştuk. Sigarayı bırakma konusunda söz vermesine sevindim. Bu konuşmayı onun izniyle yazıyorum.

Kapımız daima açık

Nitsa’yı ve ailesini her gördüğümde mutlu olurum. Bugün ise 20 yaşını bitirdiği için onu çocuk diyabet kliniğimizde son kez görecek olmanın hüznü de bu mutluluğa eşlik ediyordu. Nitsa iki yaşında Tip 1 diyabet, hemen ardından da çölyak tanısı almıştı. Ben ise onu dokuz yıldır izliyorum.

Nitsa’yı ve annesi Rina’yı tanıdığımdan beri, onları anlatan birkaç sözcük hep aynı: gerekeni zamanında öğrenmek ve yapmak, titiz izlem,........

© T24