Salyangoz tarifleri
(Tek perdelik oyun)
Sahne: Sade, dağınık bir mutfak. Penceredeki tıkırtılardan dışarda yağmur yağdığı anlaşılıyor. Masa üzerinde faturalar, tabaklarda ayıklanacak sebzeler, bir de laptop var. Duvarda, Kadıköyde gençlerin müdahaleye uğramış eylemlerini gösteren renkli bir poster dikkati çekiyor: Üstünde “Geleneksel gaz festivaline hoş geldiniz !” yazıyor.
Karakterler: Mehmet: 40 yaşlarında kırpık kısa sakallı bir muhasebeci.
Eşi Ayşe: 35 yaşlarında,hoş, zeki, esprili, arada kocasıyla çekişen ama eninde sonunda bildiğini yapan bir kadın; müdür sekreteri gibi bir hali var. Belki de öyledir.
-Mehmet, Berzan’’a kaç zamandır et, protein vermediğimizi biliyor musun?
-Kaç zamandır?
-Bir ayı buldu.
-Biz yemekten vaz geçtik ama ona veriyorduk hani?
-Dana eti fiyatının nereye vardığını biliyor musun? Yağsız kıyma bini geçti. Bir hafta sonra ne olacağı bilinmez’
-Cumartesi köprüye gidip balık tutalım bari.
***
Ertesi gün Ayşe işten geldiğinde depresyondan sıyrılmış gibiydi:
-Amma yağdı; park fütursuzca gezen çok sayıda salyangozla doldu. Her geçişimde birine basmamak için özellikle dikkat etmem gerekiyor.
-Aman yağsın, yağsın da barajlar dolsun
-Mehmet, böyle yağsa bizim protein sorunu da çözülür !
-Nasıl?
-Çoğalan salyangozları toplar yeriz Fransızlar gibi.
-Yahu onlar ne kadar olmadık şey varsa tümünü yerler. Kurbağa bacağını bile yiyorlar.
-Belçikalılar da, Portekizliler de seviyorlar.
-Fakir olanları........
