menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye'de Futbol Bir İllüzyondur!

34 0
06.10.2026

Türk futbolu, hikâyesi baştan sakat yazılmış uzun bir dram dizisi gibidir; sahneler değişir, aktörler değişir ama o keskin, geniz yakan koku asla tecrit edilemez. Yüksek faiz vaatlerinin yarattığı karanlık fon labirentlerinde yitip giden milyon dolarları, ahlaki çöküşün dramatik bir vesikası olarak hayretle izlemiştik. Lakin derbi matinesinin gedikli hakemi Yasin Kol’un hesap dökümleri önümüze döküldüğünde, şaşkınlık eşiğimiz bir kez daha tarumar oldu. Bir yanda nizami üniformasıyla asayişi temin etmekle mükellef bir güvenlik görevlisi, diğer yanda ise milyonların kaderini düdüğünün ucunda tutan kıdemli bir hakem... Bu iki kimliğin aynı portrede, muazzam bir akçeli trafiğin başrolünde kesişmesi, münferit bir zaaf değil; kurumsal bir illüzyonun çöküşüdür. Zaten patladı dediğimiz foseptik meğerse henüz yüzeydeki sızıntıymış; derine indikçe çürümüşlüğün ağır, nefes kesen kokusu tüm yapıyı sarıyor.

Adli süreç bir fırtına hızıyla karaya vurdu: Yasadışı bahis ve evrakta sahtecilik suçlamasıyla başlayan gözaltı süreci, Şike ve Teşvik tutuklamasıyla adliye koridorlarında tescillendi. Peki, ne oldu da o birkaç saatlik sorgu odasında tablonun rengi böyle radikal biçimde değişti? Savcılığın sevk yazısındaki "Dijital materyal araştırması sürüyor" ifadesi, aslında üzeri örtülmek istenen bir gerçeğin diplomatik şifresidir. Belli ki o küçük telefon ekranlarının ve banka hesap hareketlerinin ardında, hiç de hoşa gitmeyecek, futbolun bakir ruhunu zedeleyen karanlık mecralara uzanan izler var.

Lakin burada durup asıl yakıcı soruyu sormak icap eder: Bu nasıl bir şikedir?

Bir hakemin kendi yönettiği maça bahis oynaması kadar absürt ve karanlık bir ihtimalle mi karşı karşıyayız, yoksa bu klasörün içinde henüz kapağı açılmamış başka müsabakaların gölgesi mi geziniyor? Futbolun kadim retoriğinde şike, tek kişilik bir solo gösteri değildir; orkestrasyon ister. Teşviği bir adrese ulaştırmak, şikeyi ise suç ortaklığıyla örmek gerekir. Kamuoyu günlerdir o karanlık sahnedeki "üçüncü isimleri" arıyor. Bir müsabakayı kurgulamak; yani düdük çalınan ya da tribünden izlenen bir oyunu hakem eliyle manipüle etmek bahis piyasasında nasıl karşılık bulur? Formül basittir: Ekran başına, VAR’a çağrılan bir hakem, lehe ya da aleyhe kolayca çekilen bir kırmızı kart, en ufak temasa cömertçe bonkörce dağıtılan sarı kartlar... Bütün bu mizansen, istatistik kodlarının içine gizlenmiş bir kurgudan ibaret olabilir. Ve bu tercihlere birileri büyük bahisler oynamış olabilir!!

Savcılığın tahkikatı bittiğinde resmi net olarak göreceğiz. Lakin asıl trajikomik muamma şurada düğümleniyor: Oynanmış maçların neticeleri, müzelere giden kupalar, alandaki terin karşılığı olan şampiyonluklar revize edilebilir mi? Hukukun ve talimatnamelerin labirentinde bu soru cevapsız kalırken, Türkiye Futbol Federasyonu çatısı altındaki bu krizin öyle birkaç demeçle, halı........

© T24