menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İşkenceciyi korumak sistematik uygulama

183 0
12.06.2026

İBB davasının 15 aydır tutuklu olan sanıklarından eski Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’e gözaltına alındıktan sonra yapılan “çıplak aramayı”, İstanbul Emniyet Müdürlüğü “mevzuata aykırı herhangi bir uygulama yapılmadı” diye savundu.

Beklenen bir şey zaten bu.

Türkiye’de, işkence ve kötü muamele belki sistematik bir uygulama değil ama sistematik olan bir şey var: İşkenceci memuru koruma refleksi!

Koruma, ilk derece amirlerinden itibaren başlar, silsile-i meratip takip ederek devam eder, olur da mahkemeye düşerse koruma görevini bu kez savcılar ve hâkimler yerine getirir.

Böylece bu tür işlerde kullanılan kişilere “cezasızlık sinyali” verilir ki başlarına bir iş gelmeyeceğinden emin olsunlar.

Mağdurun şikâyetini ciddi olarak araştırmak diye bir idari usulümüz yoktur.

Ve bütün bu süreçte yer alan işkenceci tiplerin ezici çoğunluğu dışardan bakıldıklarında normal insan gibi de görünürler.

Aileleri vardır, kendilerine göre vicdanlı olduklarını düşünürler, günaha girmekten korkarlar filan falan!

Geçen gün bu köşede The New York Times’da yayımlanan bir haberden söz etmiştim. Otoriter rejimlerin bu tür kirli işlerini yürütecek eleman bulmakta çok da sıkıntı çekmeyeceklerini anlatan bir haberdi bu. (Nasıl oluyor da oluyor?)

Fatoş Pınar Türker’in kendisine yapılan işkenceyi anlattığı haberleri takip ederken otoriter rejimlerin “insan kaynakları yönetiminin” sonuçlarını gördüm.

Hermann Hesse’nin “İnanç da Sevgi de Aklın Yolunu İzlemez” isimli aforizmalar kitabında okuduğum bir alıntıyı hatırladım.

Hesse şöyle yazıyor:

“Kendi adına en ufak bir ahlak yasasını çiğnemekten kaçınan insan, içinde yaşadığı toplum ve vatan söz konusu oldu mu, her şeyi yapmakta, en yasak, en korkunç eylemlere bile kalkışmakta özgür hisseder kendini; başka zaman kötü diye bilinen tüm içgüdüsel davranışlar bu durumda görev ve kahramanlığa dönüşür.”Dünya tarihinin önde gelen canileri ile bugünün isimsiz canavarlarını birleştiren ortak payda bu sanırım.

Hitler, Mussolini, Stalin… Bin Ladin, Çakal Carlos… Netanyahu, Mladiç, Jivkov, Esad… Bunlar isimlerini bildiklerimizin küçük bir........

© T24