menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir insan öldürmek, bir inancı korumak

34 0
03.04.2026

Bugün Nâzım Hikmet’in 78 yıl önce yazdığının tersine “ilerleyen karanlığın” içerisindeyiz. Dünya çirkin. Ülkemiz sisli. Para ve iktidar için yaşayanlar, neredeyse her şeye hakim bir tür. Sanatçı ve düşünürler yoka yakın.

Kalitesizlik ve liyakatsizlik ve tembellik hiç bu denli ürkütücü boyutlarda olmamıştı. Devlet, hükümet, muhalefet büyükleri hiç bu kadar küçülmemişti. Gazeteciler tutuklu yargılanmamış, katiller bu kadar çabuk salınmamış, adalet bugünkü gibi iki dudak arasında kalmamıştı. Tüm bunlar yaşanırken her bir tarafın-ekibin-takımın, tüm sorumluluğu 100’de 200 karşı tarafa yüklediği hâlleri de görmemiştik. İnsan biraz utanır diyeceğim ama, bilindiği gibi utanma duygusu insanda oluyor sadece. Ego’nun kişiliği gömmesi deyince sadece Trump örneğiyle kendini iyi hissedenlere; 16. yüzyılda yaşamış ve Calvin’in gazabına uğramış Sebastian Castellio’nun meşhur lafını hatırlatmak isterim: “hominem occidere, non est doctrinam tueri, sed hominem occidere”: bir insan öldürmek, bir inancı (öğretiyi) korumak için değildir; (sadece) bir insan öldürmektir”. Sadece bir din adamı değil, aynı zamanda gayet önemli bir dil adamıydı........

© T24