Tarladaki bolluk sofraya neden ucuzluk olarak yansımıyor?
Bu yıl tarladan, bağdan ve bahçeden peş peşe benzer sesler yükseldi; ‘Fiyat maliyetimizi karşılamıyor.’
Türkiye’nin ihracatta dünya lideri olduğu siyah incirde bu yıl tablo tersine döndü. İncir rekoltesi arttı ama çoğu alıcı bulamayınca depolarda çürümeye terk edildi.
Kuru incirde de benzer sıkıntılar yaşanıyor bugünlerde. Üretici, geçen yıl 200 liranın üzerinde sattığı ürününe bu sezon kalitesine göre 50-130 lira arasında fiyat verilmesinden yakınıyor.
Erik ve elmada ise durum daha da kötü. Bazı bölgelerde eriğin kilogramının 3-5 liraya kadar düşmesi nedeniyle toplama ve işçilik maliyeti karşılanamayan ürünler dalında bırakıldı. Elmada da fiyat tepkisi nedeniyle dalları silkeleyip yerlere döken üreticilerin görüntüleri geliyor bahçelerden.
Üzüm hasadı başlayınca aynı tablo bağlarda ortaya çıktı. Tarsus’ta geçen yıl 35-40 lira bandında açılan tarla üzümünün fiyatı bu sezon 5-10 liraya kadar geriledi. Verim iyi olduğu hâlde üretici ürününü satacak alıcı bulmakta zorlandı. Bazı bölgelerde tarlalara dökülen tonlarca üzüm çürümeye terk edildi.
Geçtiğimiz hafta Bafra’da çeltikçiler yol kapattı, şimdi de zeytincilerin tepkisi yükseliyor. Zeytinde rekoltenin yüksek olmasının beklendiğini ve yüksek rekoltenin ürün satışını zorlaştıracağını birkaç ay önce, bu köşede dile getirmiştik. Maalesef beklenen oldu. Sofralık zeytinin başkenti Manisa Akhisar’da coğrafi işaretli Domat zeytinin alım fiyatının 60 TL’ye düşmesi, kalitesine göre 10 TL’ye zeytin alınması üzerine bazı mahallelerde üreticiler, elek kapatıp; hasadı durdurdu.
Yalnızca toplama maliyetinin bazı bölgelerde kilogram başına 20 liraya ulaştığı düşünüldüğünde, 10 liralık alım teklifinin üreticide yarattığı kaygıyı anlamak zor değil.
Bu örneklerin ortak bir tarafı var: Ürünün bol veya verimin yüksek olduğu dönemler, üretici için kendiliğinden bereket anlamına gelmiyor.
Daha da ilginci, tarladaki bolluk tüketicinin sofrasına da aynı ölçüde ucuzluk olarak yansımıyor. Çiftçi ürününü maliyetinin altında satmaktan yakınırken tüketici pazara gittiğinde hâlâ yüksek fiyatlarla karşılaşıyor.
Bir tarafta dalında bırakılan meyve, diğer tarafta bütçesine meyve almakta zorlanan aile…
Türkiye’nin çözmesi gereken çelişki tam olarak burada.
Bereket neden refaha dönüşmüyor?
Tarımda yüksek rekoltenin hem üreticiyi hem tüketiciyi sevindirmesi beklenir. Üretici daha fazla ürün satar, tüketici de artan arz sayesinde gıdaya daha uygun fiyatla ulaşır.
Ancak tarla ile sofra arasındaki yol bundan çok daha uzun.
Ürün toplandıktan sonra sınıflandırılması, paketlenmesi, depolanması, işlenmesi, taşınması ve satılması gerekiyor. Bu zincirin herhangi bir halkası yetersiz kaldığında bolluk fırsat........
