menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Güvenlik kaynakları ne çok haber yazıyor!

19 0
02.02.2026

Diğer

T24 Haftalık Yazarı

02 Şubat 2026

Tartışma, gazeteci Ferid Demirel’in, Nevzat Çiçek ve Yıldıray Oğur’un yazılarının görselini yan yana koyarak sormasıyla başladı:

“Aynı gün aynı anda Nevzat Çiçek ile Yıldıray Oğur’un aklına ‘Ankara’daki güvenlik kaynaklarına’ Suriye ve ‘süreci’ sormak gelir.”

Yıldıray Oğur da “Aynı off the record bilgilendirme toplantısına katıldığımız için olabilir mi? Sorularımızı sorduk, aldığımız cevapları da off the record toplantılarda kaynak gösterme usulüne göre kaynak göstererek yazdık” yanıtını verdi.

Tartışma sonra dallanıp budaklandı, ama ben hemen kavramsal karmaşayı gidereyim. Yıldıray Oğur, “Off the record” demiş, ama bu “kayıt dışı” anlamına gelir; hiç yazılamaz. “Deep background” (derin arka plan bilgisi) olsaydı da kaynağa atıfta bulunulmaması gerekirdi.

Oğur, yazısında “Ankara’daki güvenlik kaynaklarına” diye atıfta bulunduğuna göre bir grup gazeteciye “background” (arka plan bilgisi) brifing verilmiş. Bu, gazetecinin “yayımlanma koşullarını haber kaynağıyla müzakere ederek üzerinde anlaştığı” bir yöntemdir. Tekli değil, böyle toplu bilgilendirmeler olduğunda gazetecilerin kaynağın açıklanması için ısrarlı olmaları, dayatmaya karşı çıkmaları doğru olur.

Maalesef Türkiye gazetecilik pratiğinde buna pek rastlanmıyor. Nitekim, Oğur’un yazısında “bilgilendirme toplantısı” olduğu bile belirtilmemişti. Halbuki toplantının niteliği ve katılanlarla ilgili bilgi olması haberin inandırıcılığını artırır; şeffaflığı sağlar.

Ayrıca kaynağı gizli haberlerde olgusal bilgi aktarılabilir; ama kanaat, düşünce, görüş yansıtılmamalıdır. Zira bilgi başka kaynaklardan teyit edilebilir, edilmelidir de. Ancak kaynağını açıklamadan düşünce aktarılınca gazeteci o sözlerin sorumluluğunu üzerine almış olur.

Oğur’un yazısında da gizli kaynağın görüşünün yansıtıldığı bölümler var. Örneğin, “Güvenlik kaynaklarına göre önce yasa çıkarılmalı” cümlesi, iktidar çevrelerinin bugüne değin ifade ettiğinden farklı bir yaklaşım. Bu sözlerin sahibini bilmeden bağlamını kavrayabilmek mümkün değil. Çünkü “güvenlik kaynakları”, MİT de olabilir, Genelkurmay ya da Emniyet de…

Bir de yazıda, “Ankara, Rojava’da katliam, soykırım ve açlık gibi iddiaların büyük mevzi ve toprak kaybeden örgütün bu yenilgiyi örtmek için ürettiği propagandalar olduğunu düşünüyor” cümlesi var.

Hadi “Ankara”nın kim olduğunu geçelim, ama “Rojava’da katliam, soykırım ve açlık olduğu gibi iddiaları” doğrulamak mümkün olamıyorsa da tek yanlı düşünce aktarmak yerine karşı tarafın görüşünü de birlikte vermek daha adil bir yaklaşım olurdu.

Nevzat Çiçek’in de “Güvenlik kaynakları ne diyor: 25 maddede Suriye’de yaşananlar-görüşmeler-beklentiler” yazısında da “güvenlik kaynakları”nın temennilerini içeren bölümler var. Örneğin, Çiçek, “Öcalan’ın ‘Umut Hakkı’ meselesinde bunun Öcalan tarafından da şu an dile getirilmediği, ama şartlarının iyileştirildiği belirtiliyor” yazmış.

Oysa bu yazıdan bir gün önce İmralı’daki görüşmenin tutanakları açıklandı; orada Öcalan’ın milletvekillerine “Bahçeli'nin boşuna umut hakkı ibaresini kullanmadığını, bu olmadan kendisinin çalışamayacağını” söylediği görülüyor. Açıkça istemiş, dile getirmiş umut hakkını. Bu durumda “güvenlik kaynakları”nın yanıltıcı bilgi verdiği çok açık değil mi? Üstelik yanlışın bütün yükü de gazetecinin omuzlarına bırakılmış durumda.

Kuşkusuz “güvenlik kaynakları”nın bilgilendirmeleri Oğur ve Çiçek’in katıldığı brifing ile sınırlı değil. Suriye’deki gelişmelerin tırmanmasıyla birlikte daha da arttı bu tür haberler…Kendi adlarına açıkça söyleyemediklerini, gazetecilere yazdırıyor, söyletiyorlar.

Akşam’ın, “Olayları Kandil bu hale getirdi”, Anadolu Ajansı’nın “Terör örgütü YPG/SDG, Rakka’da bazı DEAŞ'lıların da tutulduğu hapishaneyi devretmemek için orduyla çatışıyor”, NTV’nin “Güvenlik kaynakları: Talep olursa askeri destek verilir”, Türkiye gazetesinin “TSK, Suriye’den 3 şartla çıkacak”, TRT Haber’in “Güvenlik kaynakları: Çatışmaların sebebi YPG'nin Suriye'nin geleceğini ve........

© T24