menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İddialar ve gerçekler: Peptid çılgınlığı bilimle destekleniyor mu?

23 0
13.06.2026

Birkaç gün önce Nature’da yukarıdaki başlıkla yayınlanan makaleyi gördüğümde, uzun zamandır akademik anlamda ilgimi fazlasıyla çeken peptidler hakkında yazmaya karar verdim.

Şu sıralar tüm dünyada ve tabi Türkiye’de, laboratuvar farelerinde denenen, insan çalışmaları ya yok veya son derece sınırlı olan peptid molekülleri, bunları kendilerine enjekte eden spor salonu müdavimleri (gym rat/bro) ve longevity influencer’ları tarafından mucize ilaç olarak pazarlanıyorlar. Yetkisiz ve sorumsuz kişilerin paranın kokusunu aldıkları anda hemen harekete geçme gibi bir alışkanlıkları vardır. Kendilerine yarar sağlama dışında, sizlerin sağlığını korumak gibi etik bir hedefi olmayan kişi ve kurumlar tarafından herkese ulaştırılma olasılığı yüksek olan peptidler konusunda kendinizi koruyabilmek adına bilgilenmeniz gerekecek. Yetkisiz üretebilirler ve yetkileri varmış gibi yalan söyleyebilirler ya da yetkisiz yerlerden temin ederek size ulaştırabilirler.

Kulağa korkutucu geldiğini biliyorum. Ama diğer yandan peptidlerin yükselişinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ve dogmaları değiştirmenin zor olduğu ortodoks tıbbın da alttan gelen bu dalgaya direnmemesi gerektiğini, peptidlere hak ettiği değeri vermesi için gerekenlerin yapılmasının elzem olduğunu da düşünüyorum. Açıkçası peptidler ve vaadleri uzun süredir beni de çok heyecanlandırıyor ve kafamı meşgul ediyor ama influencer’lar kadar pervasız da olamam.

Ana tez şu; peptidler hem dünya hem Türkiye sosyal medyasında her derde deva bir wellness trendine dönüşmüş durumda. Ama Nature’daki makalede araştırmacılar bu coşkunun bilimsel kanıtların çok önüne geçtiğini söylüyorlar. Buradaki temel sorun, peptidlerin gerçekten çok güçlü ilaç adayları olmaları. İlaç olarak ilk kez onaylı kullanılan peptid’in insülin olduğunu ve ondan önce tüm Tip 1 diyabetlilerin erkenden öldüğünü düşünün. Ve dünyanın yakın zamana kadar baş belası obezite sorununu bitirmeye ilk kez bu kadar yaklaştıran GLP-1’leri düşünün. Fakat sosyal medyaya baktığınızda konuşulan BPC-157, MOTS-c, TB-500 gibi insan kullanımları henüz onaylanmamış, üretimleri regüle edilmemiş ve ‘’yalnızca araştırma amaçlıdır’’ etiketiyle satılan maddeler.  

Trend’in boyutu

Google’da ‘’peptid’’ aramaları 2024’de ayda 1,3 milyon iken altı kat artarak, 2026’da 8 milyona yükselmiş. ABD Sağlık Bakanı RFK Jr., Şubat 2026’da Joe Rogan’ın programında ‘Ben peptidlerin büyük hayranıyım, birkaç yaralanmamda kendim kullandım ve gerçekten iyi sonuç aldım’ demişti. 2025 Aralık ayında havaalanında 20 pull-up yaptığı videonun viral olmasının nedeni de muhtemelen o sırada 71 yaşında olmasıydı. Sanırım kafalarda peptidler ve pull-up’lar birleşti. Yani en azından benimkinde öyle oldu.

Ayrıca Nisan 2026’da FDA, bu bileşiklerin compounding eczanelerde üretiminin önündeki engelleri kaldırma sürecini başlattı. (Not: Compounding Eczane, standart ilaçları hazır formda satan eczanelerden farklı olarak, ilacı hastanın ihtiyacına göre sıfırdan hazırlayan özel eczanelerdir. Yani bir madde henüz onaylı ilaç statüsünde değilse, bu eczaneler doktor reçetesi ile onu hazırlayabilir. Ancak Ar-Ge amaçlı olarak üretim yapan kurumlar bunun dışındadır ve kendilerini Compounding Eczane olarak pazarlıyor olabilir.)

Bu aslında çok olumlu bir gelişme çünkü piyasada regülasyona tabi olmayan tedarikçilerin ürettiği peptidlerin güvenlik ve saflık sorunları var, yani aslında ne enjekte ettiğinizden asla emin olma şansınız yok ve bu peptidler internetten sipariş veremeyeceğiniz kadar........

© T24