22 Mart Dünya Su Günü: Ölümün kıyısında sudan sebepler
Su, insanlığın ilk aynası…
Tarih boyunca uğruna savaşlar verilen, medeniyetlerin kıyısında kurulduğu hayatın kaynağı ve devamlılığı su, sadece yaşamın değil iktidarın ve hayatta kalmanın da adı.
Bugün dünyada 2,2 milyar insan temiz içme suyuna erişemiyor ve toplam insan nüfusunun yarısı ciddi su kıtlığı çekiyor. Ama 22 Mart Dünya Su Günü’nde suyun bize her gün hatırlattığı başka bir gerçek var: Su yoksa dünyada barış da yok.
Kimi zaman çatışmaların doğrudan merkezinde, kimi zamansa aracı olan su artık çevresel bir mesela olmanın ötesinde, toplumsal eşitsizliklerin ve ve jeopolitik gerilimlerin de kaynağı. Özellikle Ortadoğu, Afrika ve Güney Asya’da tarım ve gıda üretimini zayıflatan su kıtlığı, devletler arası ve iç çatışmaların tetikleyicisi olurken zorunlu göç artışının da başlıca nedenlerinden.
Diğer bir deyişle, su sadece bir ihtiyaç olmaktan çıkarılarak baskı ve savaş aracı haline getiriliyor. Akademik literatürde bu olgu giderek daha sık “su savaşları” başlığı altında inceleniyor. (Gleick, 2014; Selby, 2017)
Su altyapısının doğrudan hedef alındığı saldırılar son yıllarda ciddi şekilde artış gösterdi. Yalnızca 2024 yılında dünya genelinde 420’den fazla suyla bağlantılı şiddet olayı kaydedilmişken bu durum çağımızda suyun “silah” olarak da kullanılabildiğinin net bir göstergesi. Öte yandan barajlar başta olmak üzere su kaynaklarına yönelik saldırılar milyonlarca insanı doğrudan etkiliyor ve 2030’a kadar toplam su talebini arzı yüzde 40 aşması bekleniyor.
Bu bağlamda, “su krizi” kaynak rekabetiyle savaş nedeni, altyapıların hedeflenmesiyle savaş aracı haline gelen bir “insani kriz.”
Suyun kırılgan yüzü:........
