menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD 2026 ara seçimleri-4: Seçime iki gün kala

15 0
monday

Daha önce yazdığım üç yazıya ek olarak, seçime iki gün kala son bir yazıyla kısaca birkaç şey daha söylemek isterim.

Öncelikle şunu anlamak lazım: Amerika’nın iki büyük siyasi partisi son on yılda, yalnızca seçim haritasına bakarak fark edilemeyecek ölçüde köklü dönüşümler geçirdi.

Cumhuriyetçi cephede, milyarderlerin finanse ettiği süper PAC’lere (siyasi eylem komitelerine) bağımlılık giderek arttı (bu konuda 9 Ekim tarihli seçim yazıma bakmanızı öneririm). Kampanyaları dar bir bağışçı tabanı ayakta tutuyor, ama arka planda geleneksel parti örgütünün zayıfladığını görüyoruz. Trump’ın kendi süper PAC’inin, Cumhuriyetçi Ulusal Komite’nin (RNC) toplam nakdinin yaklaşık üç katı paraya sahip olduğu bildirildi. Para ve sadakat giderek bir kuruma değil, bir kişiye akıyor. Cumhuriyetçi Parti’nin, 1964'te Goldwater’ın başkanlık seçimini Johnson’a kaybetmesinin ardından silkinip kendine geldiği ve yıllar içinde muazzam bir taban örgütlenmesi kurduğu bilinir.

Trump partiye bolca para getirmiş olabilir. Ama taban örgütlenmesinden çok kişisel sadakate dayanan siyaseti, parti yapısının ve partinin seçmenle kurduğu organik ilişkinin içini oydu. Bir yandan, parti çizgisinin ötesine geçip karşı tarafla iş birliği yapabilen Cumhuriyetçi politikacı profili tamamen yok oldu. Öte yandan, varlıklı bağışçılara bağımlı bu yapı partinin ekonomik popülizminin de sonu oldu. 2016'da ekonomik popülizm ile “gerçek” Amerikalıyı savunan göçmen karşıtı söylemin karışımından oluşan formül, Trump’ı siyasi sahnenin yıldızı yapmıştı. Şimdi parti bunlardan ilkini bıraktı ve tamamen ırkçılıkla beslenen, daha otoriter bir popülizm üzerinden prim yapmaya........

© T24