Savaşın öldürdüğü güzellikler
İnsanlık tarihinin en büyük kırılma noktalarından birini yaşıyoruz, insanlık olarak bir tür, bir bütün olduğumuzu kavrayıp ayrımcılığı aşabilecek miyiz, yoksa okyanusa ulaşamayıp, su birikintisi, çamur mu olacağız…
Bas bas yayın yapılıyor, BBC belgeseller yayınlıyor, gezegenimiz 6. yok oluş sürecini yaşıyor ve bu yok oluş diğerlerinden farklı olarak doğa yüzünden değil, insan eliyle oluyor.
Hâl böyle iken, sertlikten, ayrımcılıktan defalarca sınıfta kalmışken, farklılıkların provası gümbürdüyorken şeytan yine iş başında, bombalar yağdırıyor.
Ama kim bilir, belki bu sefer bombalar bizi bize kavuşturur, bir sayı olmaktan çıkıp, sesleri, yüzleri, isimleri ile hayatımıza giriyor ölüler; diğer savaşlardan farklı olarak, Gazzeli doktor Hüsam Ebu Safiye gibi tutsaklar için milyonlarca tepki yağıyor…
Gazzeli doktor Hüsam Ebu Safiye'nin, İsrail güçleri tarafından gözaltına alındığı anlar
Carl Sagan “İçinde bulunduğumuz günahlarla, bilinmezliklerle dolu bu güruhta bizi bizden yine biz kurtaracağız, başka kurtarıcı yok” demişti.
İnsan türüne dair umutlarımızı hâlâ tümden kaybetmedik, ‘Pi’nin Yaşamı’ filmini hatırlayın, kara oğlumuz denizin ortasında aç, susuz, yalnız uzun bir yaşam mücadelesinden sonra ıssız bir adaya düştüğünde ona doğru koşan adamları gördüğümüzde sevinçten ağladık, kurtuldu diye…
Gelelim savaşın yok ettiği güzelliklere. Malum, bombaların yok ettiği sadece insan hayatı değil, son çatışmalar gezegenin kültürel mirasına da büyük zarar verdi, UNESCO’nun barış ütopyası soldu adeta.
Gazze, Lübnan, İran, Ukrayna’da UNESCO’nun 1972 ve 2003 sözleşmeleri ile koruma altına aldığı birçok yapı yıkıldı, zarar gördü.
1972 Sözleşmesi’nde açıkça belirtilen bir nokta var: Dünyanın kültürel ve doğal mirasının korunması, sahip devletlerin yükümlülüğü olmakla birlikte, tüm uluslararası toplumun sorumluluğudur.
Bu nedenle kişisel veya kolektif hassasiyetin ötesinde, maddi mirasa zarar verilmesi veya risk altında olması durumunda ona özen göstermek etik bir görev.
Dört yıllık işgalin ardından Ukrayna’da ciddi şekilde hasar görmüş ama henüz yok olmamış anıtlar var. Raporlara göre savaş bugüne kadar çeşitli derecelerde 522 kültürel alanı hasara uğratmış ve UNESCO “geliştirilmiş korumayı” devreye sokarak, biraz geç de olsa Lahey Sözleşmesi bağlamında tehdit altındaki yapıları “mavi kalkan” ile işaretlemeye başlamış.
Bunlar önemsiz anıtlar değil: Kiev’de Ayasofya Katedrali ve Mağaralar Manastırı büyük hasar görmüş. UNESCO ülkenin kültürel mirasına verilen zararı 4,5 milyar dolar olarak tahmin ediyor.
İki milyon Filistinliye ev sahipliği yapan Gazze Şeridi’nde, Gazze şehrinin tarihî merkezindeki Büyük Ömer Camii yok oldu. Han Yunus’taki El-Dhilal Camii ve kentin doğusundaki Beni Süheyla kavşağı ağır hasar görmüş, aynı şekilde 12. yüzyıldan kalma Aziz Porfiri Rum Ortodoks Kilisesi de. El-Azhar ve İsra Üniversiteleri ile çeşitli arkeolojik........
