menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Küresel Ticaretin Yeni Kilidi: Modern İpek Yolu’nda Türkiye’nin Lojistik Egemenliği

37 0
22.05.2026

Küresel ticareti ve ülke ekonomilerinin gelişmişliğini belirleyen iki önemli unsur; lojistik ve enerji hatlarıdır. Lojistik hatlarını bu yazı serimizin ilk konusu olarak ele alacağız.

İnsanoğlunun çağlar boyunca geliştirdiği medeniyet, doğu ve batı arasında kurulan büyük ticaret yolları üzerinde kurulmuştur Tarih boyunca insanlığın gelişimine ve dünya ticaretine yön verilmesine öncülük eden en stratejik yollar Çin’den çıkan İpek Yolu ve Hindistan menşeli Baharat Yolu olmuştur. Bu iki kadim taşıma hatları doğunun tüm zenginliğini kervansaray geleneğiyle Avrupa’ya taşımış ve uluslararası sigortacılık ve lojistiğin doğuşuna neden olmuştur. Geçmiş zamanlarda da yol emniyetini sağlamak büyük devletlerin en büyük sorumluluğu olarak kabul edilmiştir. İpek ve Baharat yolları bugünün küresel lojistik sisteminin de omurgası olmuştur.

Modern dünya; gıda maddeleri, petrol, doğal gaz, yarı iletkenler (çipler), ilaç ve tıbbi cihazlar tedariki başta olmak üzere birbirlerine tedarik zincirleriyle sıkı sıkıya bağlıdır. Modern dünyada küresel ekonomi hammadde depolama yerine zamanlamaya dayalı ("Just-in-Time") üretim modeline göre çalışmaktadır. Bu da tedarik hatlarının kesintisiz biçimde açık olmasını zorunlu kılmaktadır.

Ancak, son yıllarda yaşanan pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı, Kızıldeniz’deki gemi saldırıları sonucu Süveyş Kanalı’ndaki tıkanmalar, Hürmüz Boğazı’nın kapanması küresel tedarik zincirlerinin ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi. Rotalarda yaşanan gecikmeler yada tıkanıklıklar sebebiyle güzergah değiştirme mecburiyetleri doğrudan konteyner taşıma maliyetlerine ve sigorta primlerine yansıyarak küresel enflasyona neden olmakta, tek bir günlük gecikme, küresel çapta milyarlarca dolarlık zarara yol açmaktadır.

Mevcut küresel düzende Küresel taşımacılık sistemi, Doğu - Batı Aksı ve Kuzey - Güney Aksı olarak iki temel eksende şekillenmiştir.

Doğu - Batı Aksı: Dünyadaki toplam üretimin ve tüketimin çok büyük bir kısmı Doğu - Batı Aksında gerçekleşmektedir. Bu aks, Asya (özellikle Çin, Hindistan, Güneydoğu Asya) üretim merkezlerini, Batı (Avrupa ve Kuzey Amerika) tüketim pazarlarına bağlamaktadır. Bu aksta; Kuzey Koridoru, Orta Koridor, Süveyş Geçişli Güney Deniz Koridoru yer almaktadır. ABD ve İsrail’in sahiplendiği IMEC (Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru) projesi de bir diğer Doğu-Batı aksı alternatifi olarak rafta durmaktadır.

Kuzey - Güney Aksı: Asya-Avrupa ticaretini hızlandırmak üzere dikey eksende Hindistan, Orta Doğu, Orta Asya ve Rusya’yı Avrupa’ya bağlamaya, diğer taraftan Süveyş’i by pass ederek Rusya, Orta Asya ve Körfez'i Hint Okyanusu'na indirmeyi hedefleyen akstır.

En çok öne çıkan iki büyük dikey proje şunlardır: INSTC (Uluslararası Kuzey-Güney Taşıma Koridoru) ve Kalkınma Yolu Projesi (Irak - Türkiye Hattı.

Kalkınma Yolu Projesi’nden aşağıda bahsedeceğimiz için INSTC hattından kısaca bahsetmek yerinde olacaktır. INSTC (Uluslararası Kuzey-Güney Taşıma Koridoru): Hindistan Mumbai Limanı’ndan başlayıp Umman Denizi, İran (Çabahor/Bender Abbas Limanları), Hazar Denizi veya kara yoluyla Azerbaycan, Rusya (Astrakhan/Moskova)’dan Kuzey Avrupa’ya ulaşmayı hedefleyen güzergahtır. Bu koridor, Süveyş Kanalı rotasına kıyasla taşıma süresini @ oranında (yaklaşık 20 gün) kısaltır. Rusya ve İran için Batı yaptırımlarını aşmanın en önemli lojistik kapısıdır. Azerbaycan üzerinden gelen INSTC Batı Kolu’nun Türkiye giriş kapısı Kars’tır. Gelen emtianın Doğu Anadolu lojistik hattı üzerinden Karadeniz limanlarına (Trabzon/Samsun) veya doğrudan batıya sevkiyatı gerçekleşecektir.

Küresel ticaretin üç taşıma güzergahı lojistik omurgayı oluşturmaktadır. Bunlar; Kuzey, Orta ve Güney Koridorlarıdır.

Kuzey Koridoru (Geleneksel Kara Rotası): Çin'den başlayıp Kazakistan üzerinden Rusya ve Belarus topraklarını geçerek........

© Stratejik Düşünce Enstitüsü