Suçiçeği aşısında yeni dönem: İkinci doz neden gerekli, kimlere yapılacak?
Okulların açılmasıyla çocuklar yeniden kalabalık ve kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirmeye başladı. Bu dönem salgın hastalık riskini artırırken, Sağlık Bakanlığı’nın 4-6 yaş grubu için 2013 yılından bu yana tek doz olarak uygulanan suçiçeği aşısı ikinci dozu rutin takvime eklemesiyle yeni bir dönem başladı. Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Şenay Pir Zengi, ikinci doz uygulamasının hem bireysel koruyuculuğu artırması hem de virüsün toplumdaki dolaşımını azaltması açısından önem taşıdığını Sputnik Türkiye’ye değerlendirdi.
‘Hedef, hastalıktan korumaktan çok virüsün dolaşımını durdurmak’
Dr. Şenay Pir Zengi, tek doz aşının hastalığın ağır formlarına karşı yüzde 95’in üzerinde koruma sağladığını, ancak herhangi bir suçiçeğine karşı koruyuculuğun yüzde 80-85 civarında kaldığını belirtti. Zengi, bunun her 100 aşılı çocuktan 15-20’sinin virüsle karşılaştığında, genellikle hafif ancak bulaştırıcı biçimde "aşılıya rağmen suçiçeği” geçirebilmesi anlamına geldiğini ifade etti:
“Tek doz aşı, hastalığın ağır formlarına karşı çok iyi (Yüzde 95'in üzerinde) ama herhangi bir suçiçeğine karşı yüzde 80–85 civarında koruma sağlıyor. Bu, her 100 aşılı çocuktan 15–20'sinin virüsle karşılaştığında "aşılıya rağmen suçiçeği" geçirebileceği anlamına geliyor. DSÖ yüksek kapsayıcılığa ulaşan ülkelere iki dozu öneriyor. Türkiye'de tek doz programı 13 yılını doldurdu; ilk aşılanan kohort artık ortaokul çağında ve okul salgınlarının önlenmesi için birinci dozun bıraktığı boşluğu kapatmak gerekiyordu. Kısacası aşı kötü değil; hedef "çoğu çocuğu ağır hastalıktan korumak"tan "virüsün dolaşımını durdurmak"a yükseldi."
‘İkinci doz koruyuculuğu yüzde 95-98’e çıkarıyor’
İkinci dozun yalnızca bireysel değil, toplumsal........
