Fatura yine işçiye çiftçiye, emekliye
Türkiye’de yanlış yapanla faturayı ödeyenler nadiren aynı kişiler olur. Kur Korumalı Mevduat sistemiyle Hazine’ye ve Merkez Bankası’na trilyonlarca lira yük yükleyenler bu yükü sırtlamadı. Aksine ödüllendirildi; oturdukları yerden vekil maaşı almaya devam etti. Sorumlular hesap vermezken emekli, çiftçi, esnaf, üretici başkalarının hatasının bedelini yıllardır ödüyor ve ödemeye devam edecek gibi gözüküyor.
Vatandaş enflasyonun düşeceğine inanmıyor
Türkiye; dünyada en yüksek enflasyona sahip ülkeler arasında yer alıyor. İşin kötü yanı enflasyonla mücadele politikalarına rağmen etkili sonuçlar alındığını söylemek mümkün değil.
Merkez Bankası tarafından gerçekleştirilen enflasyon beklenti anketinde hane halkının 12 ay sonrası için yıllık enflasyon beklentisi Q.56 olarak çıkmış. Vatandaş enflasyonun düşeceğine inancını kaybetmiş durumda. Ocak ayında enflasyon beklentisi H.81 idi. Beklentilerin düzelmesi değil, aksine bozulması söz konusu.
Baskılanan kur muhakkak bir yerden patlar
İktidar döviz kurunu enflasyona karşı kalkan olarak kullanıyor. Kur artarsa fiyatlar artar, zaten yüksek enflasyon daha görünür hale gelir. Çözüm: kuru baskıla. Sonuç: ithalat ucuzlar ve artar, ihracatçı rekabet gücünü kaybeder, ihracat düşer. Kısa vadede cazip gibi görünen bu uygulama sonrasında ciddi sorunlara yol açar. Nitekim, 2026’nın ilk üç ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 68.8’e geriledi. Açık büyüyor. Bastırılan balon bir yerden şişmeye başladı.
Sadece vergi teşvikleriyle yatırım ve ihracat artmaz
Baskılanan döviz kuru, içerde hukuk alanında yaşananların ekonomiye etkisi, yanı........
