Kredi Kartı Komisyonları ve Pos Kesintileri
Türkiye’de alışveriş alışkanlıklarının büyük ölçüde değişmesiyle birlikte kredi ve banka kartları artık esnafın günlük ticaret hayatının ayrılmaz bir parçası haline geldi. Vatandaş yanında nakit taşımak istemiyor, alışverişini kartla yapmak istiyor. Esnaf da müşterisini kaybetmemek için POS cihazını kullanmak zorunda kalıyor. Ancak bu kolaylığın bir de esnaf açısından görünmeyen bir maliyeti var: Kart komisyonları ve POS kesintileri.
Bugün birçok küçük esnafın temel şikâyetlerinden biri, yaptığı satışın önemli bir bölümünün çeşitli kesintiler nedeniyle işletme kasasına girmeden erimesi. Özellikle kâr marjı düşük sektörlerde bu kesintiler, işletmenin ayakta kalmasını zorlaştıran önemli bir maliyet haline gelebiliyor.
Merkez Bankası’nın yayımladığı oranlara göre, 2026 yılı haziran ayında kredi kartıyla yapılan peşin işlemlerde üye işyerlerine uygulanabilecek azami komisyon oranı yüzde 3,56 olarak belirlenmiş durumda. Taksitli işlemlerde ise her ilave taksit için azami artış oranı yüzde 1,780 olarak uygulanıyor. Banka kartlarında ise 1 Kasım 2025’ten itibaren azami üye işyeri ücreti yüzde 1,04 ile sınırlandırılmış bulunuyor. Bu oranlara Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi dahil değil.
Rakamlar ilk bakışta küçük görünebilir. Fakat küçük esnaf açısından mesele yalnızca yüzde 3-4’lük bir kesinti değildir. Çünkü esnafın kira, personel, elektrik, doğalgaz, vergi, sigorta, malzeme, lojistik ve finansman gibi onlarca gideri bulunmaktadır. Kâr marjı yüzde 5-10 arasında olan bir işletmede satıştan yapılan birkaç puanlık kesinti, doğrudan kârdan götürülebilmektedir.
Örneğin 100 bin liralık kartlı satış yapan bir işletmeyi düşünelim. Yüzde 3,56’lık azami komisyon üzerinden hesaplandığında 3 bin 560 liralık bir kesinti ortaya çıkıyor. Buna diğer maliyetler ve vergiler de eklendiğinde esnafın elinde kalan para ciddi biçimde azalabiliyor. Üstelik bazı işletmelerde paranın hesaba geçiş süresi de işletme sermayesi açısından ayrı bir sorun oluşturuyor.
ESNAF İKİ ATEŞ........
