Bilmek Yetmez
Yazımın konusu olur diye yine favorilere iliştirdiğim sözlere sığındım ve bugünün konusu olacak şu sözü buldum:
“Scire tuum nihil est, nisi te scire hoc sciat alter.”
“Senin bildiğini başkaları da bilmiyorsa, bildiğin şeyin bir değeri yoktur.”
Arthur Schopenhauer, “Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar” kitabında Persius’un bu sözüne yer verir.
Bazen karşımızdakine soluksuz şekilde bir şey anlatırız. O anlatma telaşı içinde, “Beni nasıl anlamaz?” diye düşünürüz.
Ferhan Şensoy’a bir söyleşisinde:
“Size sinirli diyorlar, doğru mu?” diye soruyorlar.
“Evet, öyle bir ünüm var. Ben, ‘Ben anladım da o nasıl anlamadı?’ diye sinirleniyorum.” diyor.
Gerçekten nasıl olur?
Anlaşılmamaya sinirlenmek haklılık mıdır, yoksa anlatamamanın başka bir biçimi midir?
O dili sadece siz biliyorsunuz.
Sonra o dille, hayatında tek kelimesini bile duymamış insanların arasına gidip kendinizi anlatmaya çalışıyorsunuz.
Schopenhauer’a yaslanmaya gerek........
