SORUN HALKIN İÇİNDE İSE…
Gerçekten sorun veya sorunlar halkın içinde ise çözüm çok zordur. Bu zorluğun yok edilebilmesi, sorunların, uzlaşma ile çözülebilmesi için çok uzun yılların geçmesi, bu uzun yıllarda büyük emeklerin verilmesi gerektirir.
Sorunların uzlaşma ile çözülebildiği, hiçbir şiddet türünün yaşanmadığı toplumların, ülkelerin yönetim şekillerine eksiksiz, tam demokrasi denilmesi gerektiği düşüncesindeyim.
Bir toplumda, uzay çağı denen bir süreçte, çoğunluk olmasa bile etkili sayıdaki insanın, yalan, iftira, kumpas, hakaret, tehdit ve sahtecilik gibi 6 başlı bir varlığı yaratması, bu 6 başlının acı, adaletsizlik, kan ve gözyaşı ürettiğini gördüğü halde canlı tutmaya çalışması, ayrıca tepelerden düzlüklere utanma, hoşgörü ve acıma duygusunun yiitirilmesi olağan sayılmamalıdır. ,
Bir ülkede bu altı başlı varlık, halkın içinde doğuyorsa, büyüyorsa, hiç yaşlanmıyorsa, yaşlanmadığı için gücünü yitirmiyorsa, o ülkede tam demokrasinin yaşanabilmesi ve sorunların uzlaşı ile çözülebilmesi çok zordur.
Düşüncem şu. Yeryüzünde hiçbir ülke tam demokrasiyi başarabilmiş değil.
Bu şu demek. Bir ülkede tam demokrasi yoksa, tam adalet de yoktur. Tam adalet yoksa, insanlar arasında eğitim, güvenlik, ekonomik düzey, sağlık ve özgürlük konularında çoğunluğu mutsuz eden farklar mutlaka vardır.
Bir ülkede, tam demokrasi yoksa, hatta 6 başlı varlık etkisini sürdürüyorsa, o ülkede şu iki alan farklı inananlar ve farklı düşünenler için acı, kan ve gözyaşı üretebilir. Ürettiğini görmek ve yaşamak, tüm canlı varlıklar için büyük bir talihsizlik.
Yalanlara ve aldatmaya, bazen de aldatılmaya yönelik sahte dinler ve böyle din anlayışlarına dayalı siyasal görüşler, örgütler..
Nedenleri ne olursa olsun, içinde şiddet, ötekileştirme, ayırımcılık bulunmayan dinsel inançlar ve siyasal görüşler, insanların kişilikleri, birlikte yaşadıkları toplumla doğrudan ilişkilidir.
İnanç ve görüş, aslında bir insanı........
