menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Doğayla Yeniden Barışalım

14 0
28.07.2026

İnsanlık tarihinin geçmişinde doğayla bir tür gizli anlaşmamız vardı: O bize cömertçe yaşam alanını, suyunu, toprağını ve havasını sunar; biz de onun sınırlarına saygı duyarak, mevsimlerin ritmine ayak uydurarak hayatımızı sürdürürdük. Ancak sanayi devriminden sonra çevremizi saran ve adım adım genişleyen beton yığını şehirler, tütmeye devam eden bacalar ve doymak bilmeyen tüketim iştahımız, doğayla aramızda bulunan bu kadim anlaşmayı tek taraflı olarak feshetti. Bugün, her yıl 28 Temmuz’da idrak ettiğimiz “Dünya Doğa Koruma Günü” aslında kutlanacak bir bayramdan ziyade; insanlığın kendi eliyle tahrip ettiği dünyasına bakıp özeleştiri yapması gereken çok önemli ve hayati bir hatırlatma günüdür.

Peki, ne oldu da doğanın dengesi bu kadar bozuldu? Sorunun yanıtı çok uzaklarda değil, günlük yaşantımızın tam ortasında gizli. Gökyüzünü saran sera gazları, okyanusların derinliklerine kadar ulaşan mikroplastikler, fütursuzca kesilen ormanlar ve her geçen gün nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalan yüzlerce tür... Doğayı sanki tükenmez bir depo, kendi bencil........

© Sonsöz