menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

YOKSULLUĞA İKNA EDİLİYORUZ

7 0
01.02.2026

Hani bir söz vardır; “Mal canın yongasıdır” diye. Ama son yıllarda yaşananlar, canımızı mı yoksa malımızı mı kurtarmaya çalıştığımızı unutturdu bize. Sürekli gözlerimiz ekranda, sayılar iniyor, çıkıyor. Bir sabah uyanıyoruz ki, ekran kıpkırmızı. Ama kimse asıl gerçeği konuşmuyor.

Biz zenginleşmiyoruz, sadece daha azına razı edilmek için profesyonelce bir tiyatronun içine çekiliyoruz. Her şey dolarla başladı. Paramızın değerini dolara bağladılar, sonra doları bir korku sopası gibi başımızda salladılar. O yetmedi, “Altın güvenli limandır” dediler. İnsanlar dişinden tırnağından artırdığını yastık altına, o sapsarı güvenceye yatırdı. Sonra ne mi oldu? Bir gece yarısı operasyonuyla, dev bankaların raporlarıyla o limanı darmadağın ettiler.

Bu sadece bir his değil, rakamların soğuk gerçeği. Bundan on-on beş yıl önce asgari ücretle kaç tam altın alınabiliyordu, bugün kaç tane alınabiliyor? Eskiden bir memur emekli ikramiyesiyle başını sokacak bir ev, altına bir araba çekebiliyordu, bugün aynı ikramiye ancak o evin tadilat masrafına yetiyor. Aslında biz aynı parayı kazanmıyoruz biz, her geçen gün daha küçük parçalara bölünmüş bir pastadan, daha büyük bir iştahla pay almaya zorlanıyoruz.

Şimdilerde sahnede gümüş var. “Geleceğin altını” dediler,........

© Sonsöz