menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

YENİ DÜNYANIN GEOMETRİSİ

17 0
26.03.2026

Dünya değişiyor. Ama bu değişim, eskisi gibi tankların palet izleriyle, sınırların yeniden çizilmesiyle ya da açık güç gösterileriyle ilerlemiyor. Güç artık görünmeyen hatlarda, sessiz hamlelerde ve uzun vadeli stratejik aklın kurduğu sistemlerde şekilleniyor. Bugünü anlamak için haritalara bakmak yetmiyor; asıl mesele, zihinlerde, ekonomilerde ve altyapılarda kurulan yeni düzeni okuyabilmek.

Bu yeni düzende Çin, Orta Doğu’daki krizlere doğrudan müdahil olan bir aktör gibi davranmıyor. Aksine, süreci dışarıdan izleyen ve yönünü hesaplayan bir strateji izliyor. Özellikle İran ile ABD arasındaki gerilim, klasik bir savaşın ötesine geçmiş durumda. Bu artık bir cephe savaşı değil; bir maliyet savaşı. Bir taraf vuruyor ama sonucu kesinleştiremiyor, diğer taraf yıkılmıyor ama sürekli kaynak tüketiyor. Bu denklemde Çin, sahaya girmek yerine zamanı yönetiyor. Çünkü biliyor, Orta Doğu’da harcanan her Amerikan enerjisi, Pasifik’te açılan yeni bir alan demek.

Bu tabloyu tamamlayan diğer aktörlere bakıldığında ise denklemin daha da netleştiği görülüyor. Bu denklemde ABD ve İsrail, sahada üstünlük kurabilen ama her hamlede maliyet yüklenen aktörler olarak öne çıkıyor; hızlı sonuç alıyorlar, ancak her müdahale onları oyunun biraz daha içine çekiyor ve bu da uzun vadede stratejik esnekliklerini daraltıyor. Aynı çerçevede Rusya ise doğrudan sahada kalarak direnç üreten, ancak bu direnci sürdürebilmek için sürekli kaynak harcamak zorunda kalan bir güç olarak belirginleşiyor; alan kaybetmese bile zamanla manevra alanı daralıyor.

Gücün tanımı........

© Sonsöz