menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ÖFKENİN ADRESİ ŞAŞTIĞINDA

9 0
14.04.2026

"Zulüm yandığı yeri yakar, öfke aktığı yeri karartır."

Öfkeyle kalkıyoruz artık… ve çoğu zaman zararla oturuyoruz. Hayatın ritmi hızlandı, dili sertleşti, insanlar inceldiği yerden değil, koptuğu yerden konuşmaya başladı. En küçük meseleler büyüyor, en basit sözler bile kırıcı bir tona bürünüyor. Trafikte bir bakış, apartmanda bir ses, sosyal medyada bir yorum… Her şey bir anda gerilime dönüşebiliyor. Sanki herkesin içinde birikmiş, yönünü arayan bir öfke var.

Oysa bu öfke yeni değil. Sadece artık daha görünür, daha kontrolsüz ve daha dağınık. İnsan çoğu zaman anlayamadığı şeye öfkelenir derler. Ama bugün mesele sadece anlamamak değil; anlamaya çalışmaktan vazgeçmiş olmak. Çünkü anlamak sabır ister, emek ister, durup düşünmeyi gerektirir. Oysa tepki vermek daha hızlı, daha kolay ve çoğu zaman daha “rahatlatıcı”dır.

İçimizde biriken o sıkışmışlık hissi geçim kaygısı, belirsizlik, güvencesizlik, gelecek korkusu yönünü bulamadığında en yakınımıza akıyor. Çünkü insan, gücünün yetmediğine susar, gücünün yettiğine bağırır. Bu yüzden aynı otobüse binenler, aynı kirayı ödeyenler, aynı hayat mücadelesini verenler birbirine sertleşiyor. Oysa bu insanlar birbirinin rakibi değil; aynı hikayenin farklı cümleleri.

Asıl mesele, öfkenin hedefini şaşırması. Güçsüzün öfkesi, en kolay........

© Sonsöz