Terörsüz Türkiye Politikası’nda, Özgür Özel’e Tavsiyeler
Başlıkta neden, “Terörsüz Türkiye Süreci” değil de “Terörsüz Türkiye Politikası” dedim? Açıklayayım:
Sosyal ve siyasal bilimler açısından ülkemizde ve dünyamızda bugüne kadar yaşanmış ve yaşanmakta olan terörle mücadele süreçlerini izleyen bilgi ve birikim sahibi her insan, Terörsüz Türkiye Süreci’nin, baştan sona politik hesaplarla kurgulanmış, uzun süreli bir operasyon olduğunu rahatlıkla anlayabilir. Yaklaşık iki yıldan beri toplumu oyalayan “Terörsüz Türkiye Süreci”, siyasal iktidarın sıkıştıkça başvurduğu politik operasyonlardan birisidir. 2009’larda başlayan “Kürt açılımı, Alevi açılımı, Ermeni açılımı, Roman açılımı” adı altında yürütülen operasyonların yeni bir versiyonudur; bilindiği gibi bu açılımlarla Ak Parti iktidarı, toplumsal kesimleri büyük ölçüde konsolide etmiş, güçlendikçe güçlenmişti; ancak 2015 seçimlerinde Kürt oylarının büyük oranda Selahattin Demirtaş’ın genel başkanı olduğu HDP’ne kayması üzerine PKK ile yeniden ve daha şiddetli bir silahlı mücadeleye girişilmişti.
Mutlak Butlan Operasyonu ile darmadağın edilen CHP’den ayrılarak Yeni Parti’yi kuran ve TBMM’deki çoğunluğu ile yine anamuhalefet koltuğuna oturan Özgür Özel, başından beri parti politikası olarak, “Terörsüz Türkiye Süreci”nde siyasal iktidara istemdışı da olsa destek vermeye devam ediyor.
Özgür Özel ile yol arkadaşlarının, Süreç karşısındaki tutum ve davranışlarına baktıkça, CHP’ye ilk genel başkan seçildiğinde düştüğü, “Normalleşme ve Yumuşama” tuzağı geliyor gözler önüne; büyük olasılıkla partisine sempati besleyen Kürt kesimini rahatsız edeceğinden endişe ediyor ama, Kürt kesimi bu oyunun farkında, ancak, cezaevlerindeki yandaşlarını kurtarabilme umudu ile Sürece sahip........
