'Gökdelen'den bakışla yaşananlar
“Can Tezcan’ın coşkulu alkışlar arasında yerine oturmasından sonra, Caymaz süpermarketler zincirinin ünlü ve atak patronu Tolga Caymaz, kocaman göbeğinin ardından kürsüye çıktı, bir türkücü rahatlığıyla paydaşlara el sallayıp alkışların durmasını bekledikten sonra, artık Kayseri’de bile tarihe karışmış olan, ama kendisinin hiçbir zaman, hiçbir koşulda bırakmadığı Kayserili ağzıyla konuşmasına başladı: önce Can Tezcan adında çok akıllı bir adamın kişiliğinde aramıza bir yarı-peygamber gönderdiği ve bu yarı-peygamber aracılığıyla adaletin en sonunda ‘gerçek sahibi’ne, yani ‘Türk halkı’na kavuşmasını sağladığı için Tanrı’ya ‘en içten teşekkürlerini’ sundu, hemen arkasından da dünya kuruldu kurulalı insan için ‘her şeyin, ama her şeyin’ bir mal, dolayısıyla bir alışveriş nesnesi olduğunu, dolayısıyla ‘adına adalet dediğimiz hukuk’un da evrensel kuralın dışında kalamayacağını ve kalmadığını, biz ne dersek diyelim doğasının değişmeyeceğini ve değiştirilemeyeceğini belirtti ve, artık özelleştirilmiş bulunduğuna göre, bu özelliğin iyice ortaya konulmasının ve ‘bu özellik doğrultusunda’ kullanılmasının kaçınılmaz olduğunu, öyleyse kuruluşuna katkıda bulunmaktan tüm TTHO (Türk Temel Hukuk Ortaklığı Anonim Şirketi) paydaşlarının onur duydukları özel hukukun da tecimin evrensel yasasına uyarak ister istemez eskisinden, yani devletin elindekilerden daha üstün bir ‘hukuk, yani adalet’ olacağını, bu nedenle de ‘nesnenin doğasına uygun olarak’ fiyatının yüksek tutulmasının ve paydaşların bu işten kazanç sağlamalarının doğal olduğunu ve doğal sayılması gerektiğini vurguladıktan ve daha nice karışık örnek ve yorum sıraladıktan, davalı gibi davacının da yargı karşısında birer ‘müşteri’, yargıç ve savcıların birer ‘tezgahtar’ olduklarının ‘altını çizdikten’ sonra, TTHO için başarının biricik yolunun yurttaşlarda yargıya başvurma alışkanlığını artırıp her fırsatta mahkemeye koşmayı bir içgüdüye dönüştürmekten geçtiğini, bunun için mahkemeyi yurttaşın ayağına götürmek, bir başka deyişle........
