menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Isırmadan konuşabilir miyiz?

27 0
12.05.2026

Türkiye’de artık sokak köpekleri gibi gündelik hayata dair bir meselenin bile nefretle kutuplaşmadan konuşulmasına imkan kalmamış görünüyor. Geleceğin sosyolog ve tarihçileri için bugünlerin köpek tartışması merak uyandıran bir araştırma alanı olacak- hatta belki birileri bilgisayarın başına geçmiş, tez yazmaya başlamıştır.

Elbette belli bir kesimi ya da anlayışı eleştirmek üzere yazılıyordur o tez! Başka nasıl olsun?

Sokak köpeklerinin itlafı, barınaklara toplanması ya da sokakta kalması yönünde görüş sunacak değilim. Sadece şuna dikkat çekmek istiyorum: Sonuç üretebilecek bir tartışmada beklenen, tarafların bir orta noktaya yaklaşma iradesi göstermesidir. Bu irade, taviz vermeyi, yani karşı tarafın taleplerini de göz önüne almayı içeren bir pazarlık süreci yaratır.

Halbuki sokak köpekleri tartışmasında taraflar bir mıknatısın eş kutupları gibi ötekinden uzaklaşma yolunu izliyor. Tartışma genişledikçe taraflar daha da radikalleşiyor. Yaklaşsalar birbirlerini ısıracak gibiler.

Örneğin bir ara ‘barınak’ makul bir ortak çözüm gibiydi, şimdi bir taraf köpeklerin sokaklarda kalmasını dayatmak derdinde, öteki taraf barınağın da ekonomiye yük olduğunu söylüyor. Bir taraf ‘kendine köpek annesi diyemezsin!’, öteki tarafsa ‘çocukların sokak köpeklerini kışkırtıyor’ diyecek kadar zıvanadan çıkabiliyor. Bir taraf meseleyi........

© Serbestiyet