Herkese karşı olmak mı, bazılarına karşı olmak mı?
Beşiktaş’ın taraftar grubu Çarşı ile Amedspor arasında yaşanan olaylar, Diyarbakır’da Amedspor taraftarlarının düzenlediği bir iftar organizasyonu sırasında görünür hale geldi. Çarşı grubunun, iftar etkinliğine katıldıkları yönündeki iddiaları reddettikten hemen sonra yaptığı açıklamada Amedspor ismini “*medspor” şeklinde yazarak sansürlemesi ve kullandığı sert ve ayrımcı dil, kamuoyunda güçlü bir tepki yarattı. Sosyal medyada bu tutum, ırkçılık ve ayrımcılık eleştirileriyle karşılandı. Gelen tepkiler üzerine metin düzeltilip isim açık biçimde yazılsa da tartışma kapanmadı aksine daha derin bir meseleye işaret eder hale geldi.
Bir grubun kendini “her şeye karşı” diye tanımlaması, ilk bakışta güçlü bir özgürlük iddiası gibi görünür. Hiçbir otoriteye bağlanmayan, hiçbir kimliğe bütünüyle teslim olmayan, eleştirel mesafesini her durumda koruyan bir duruş çağrıştırır bu tutum. Ama bu tür iddialar, soyut sloganlardan çok somut anlarla sınana gelmiştir hep. Böyle anlar yaşandığında meselenin aslında neye karşı olunduğundan çok, kimin karşısında durulabildiğine dönüşür.
Beşiktaş Çarşı grubunun Amedspor tartışmasında aldığı tutum tam da böyle bir eşiğe işaret ediyor aslında. Grubun art arda gelen açıklamalarda yüzeyde bir “mesafe koyma” açıklaması ve fakat biraz yakından bakınca, bu mesafenin yalnızca bir etkinliğe değil, daha derin bir düzleme uzandığı açıkça görülüyor. Çünkü burada konuşulan ve tartışılan şey sadece bir iftar organizasyonu değil. Asıl mesele, aidiyetin nerede başlayıp nerede bittiği sorusuna verilen yanıtlar olsa gerek.
Kimlik ve Aidiyet: “Biz” Kimi İçerir?
Bir topluluk kendini nasıl tanımlıyorsa, aslında kimleri dışarıda bıraktığını da açık ediyordur. “Biz” dediğimiz şey yalnızca ortak bir duygunun ifadesi değildir tek başına. Aynı zamanda görünmez bir sınırı da gösterir muhtaplarına. Bu “Biz” ifadesi, görünürde kapsayıcı görünür ama çoğu zaman sessiz bir eleme mekanizması gibi çalışır.
Açıklamadaki “bizler aziz Türk milletinin evlatlarıyız” vurgusu bu yüzden dikkat çekicidir zaten. Bu tür ifadeler çoğu zaman doğal, hatta alışıldık gelir. Hele mevzu Türkiye sınırları içerisinde cereyan ediyorsa.. Oysa tam da........
