Beşiktaş genişledi, Marsilya seyretti. 4-1
İlk yarı aslında bize Beşiktaş’a karşı nasıl oynanması gerektiğine dair iki önemli ipucu verdi.Bruno, Beşiktaş’ın genişlemesine genişleyerek karşılık verdi. Beşiktaş kanatlara açıldıkça Marsilya da açıldı. Böylece Beşiktaş’ın istediği oyun geometrisi oluştu ve gol geldi.Golden sonra Marsilya’nın yaptığı ise daha ilginçti: Daralmak yerine tempoyu yükseltti.Bu yüksek tempo Beşiktaş’ın savunması ile orta sahası arasındaki ilişkiyi bozdu. Beşiktaş ikiye bölündü. Marsilya ikinci topları toplamaya başlayınca oyun yeniden dengeye geldi ve beraberlik golü geldi.İşte Bruno’nun maç içinde gördüğü ilk doğru burada ortaya çıktı: Beşiktaş’ın genişlemesine aynı genişlikle cevap vermek doğru değildi.Ama ikinci doğruyu tam olarak uygulayamadı.Beraberlikten sonra Marsilya daha alçak bir savunma düzenine geçmeye çalıştı ve Beşiktaş’ı kenarlara yönlendirdi. Fakat yeterince daralamadı, yeterince kompaktlaşamadı. Beşiktaş’ı kenara sürmek başka şeydir, kenarda etkisiz bırakmak başka.
Eğer Marsilya gerçekten daralıp bütün hatlarını birbirine yaklaştırabilseydi, Beşiktaş’ın genişliği kendi aleyhine çalışan bir geometriye dönüşebilirdi. Çünkü Beşiktaş kenara indiğinde, oradan içeriye girecek yaratıcı planı her zaman üretemiyor. Genişlik var; fakat genişliği içeriye çevirecek bağlantılar ve hareketlilik aynı ölçüde güçlü değil.Bruno bunu sezdi ama savunma bloğunu o kadar iyi kapatamadı.Dolayısıyla maçın paradoksu burada: Marsilya, Beşiktaş’ın zaafını gördü ama onu sonuna kadar kullanamadı.Beşiktaş’ın genişlemesi gerçekten cezalandırılmak isteniyorsa, rakibin de genişlemesi değil, ikinci bölgede daralması gerekiyor. Top kazanıldığı anda ise tempo yükseltilmeli. Çünkü Beşiktaş savunması ile orta sahası arasındaki mesafe yüksek tempolu oyunda........
