menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Marx'ta ideoloji kavramının evrimi ve Metin Çulhaoğlu'nun sentezi

25 0
22.08.2026

Sorunlu alan” olarak ideoloji

Metin Çulhaoğlu, “Bin Yıl Eşliğinde Marksizm ve Türkiye Solu” adlı kitabında, ideoloji kavramına yaklaşımın Marksizmin en sorunlu alanlarından biri olduğunu belirtir. Ona göre bu sorunun kaynağı, Marx’ın ideolojiye dair pozitif (olumlu) bir tanımının olmayışıdır. Marx, Lenin’in aksine, ideolojiyi genellikle olumsuzlayıcı göndermelerle ele almıştır. Ancak bu olumsuzluk, tarihsel süreç içinde kırılmaya uğramış; önce Lenin’in elinde keskin bir siyasal silaha, ardından Çulhaoğlu’nun yorumunda toplumsal pratiğin vazgeçilmez bir dolayımına dönüşmüştür.

1. Marx’ta ideolojinin üç evresi: Olumsuzdan örtüğe

Marx’ın ideoloji kavramına yaklaşımı tek bir kalıba sığmaz. Çulhaoğlu, Marx metinlerini izleyerek bu kavramın üç ayrı duraktan geçtiğini tespit eder:

a) Alman İdeolojisi | İdeoloji= Yanlış bilinç

Bu dönemde Marx ve Engels, ideolojiyi doğrudan “camera obscura” (ters kamera) metaforuyla tanımlar. İdeoloji, gerçekliğin tersyüz edilmiş, çarpıtılmış bir yansımasıdır. Toplumsal yaşamın maddi pratiği, ideolojik sis perdesiyle örtülür. Burada ideoloji, epistemolojik bir yanlığıdır ve tamamen olumsuz bir içerik taşır.

b) 1859 Önsözü (Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı) | İdeoloji = “İdeolojik biçimler”

Marx bu metinde ideolojiyi artık salt yanlış bilinç olarak değil, “hukuksal, siyasal, dinsel, estetik ya da felsefi biçimler” olarak tanımlar. Daha da önemlisi, insanların üretici güçlerle üretim ilişkileri arasındaki çelişkinin bilincine bu biçimler içinde varacaklarını ve çelişkinin çözümü için gene bu biçimler içinde mücadele edeceklerini söyler. Bu, ideolojiye biçilen rolün olumsuzdan nötre kaydığının açık göstergesidir. Artık ideoloji, yok edilmesi gereken bir engel değil; bilincin kendini inşa ettiği zorunlu bir alandır.

c) Kapital ve meta fetişizmi

Kapital’de Marx, “ideoloji” sözcüğünü doğrudan kullanmaktan kaçınsa da, meta fetişizmi ve “mistik tül” çözümlemeleriyle ideolojik etki mekanizmalarını derinleştirir. Artık ideoloji, kasıtlı bir çarpıtma olmaktan çok, üretim ilişkilerinin insanlara zorunlu olarak görünme biçimidir. Çulhaoğlu, bu aşamayı John B. Thompson’a atıfla “gizil ideoloji” olarak adlandırır; çünkü burada ideoloji, toplumsal varlığın kendi derinliğinde saklı olarak işler.

2. Lenin’de pozitif dönüşüm: İdeoloji olarak bilimsel........

© sendika.org