menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Berlin’den Gazze’ye: Sanat siyasetten ayrılabilir mi?

34 6
15.02.2026

Gazze’de süren soykırım karşısında Alman hükümetinin* muhalefete yönelik baskısı ve İsrail ile askeri, siyasi, ekonomik işbirliği göz önündeyken, boykot çağırları arasında gerçekleşen 76. Berlinale’nin açılışında jüri başkanı Wim Wenders “siyasetten uzak durmalıyız” dedi. Bu cümlenin kendisi bile başlı başına siyasi bir pozisyon. 

Berlin’de “prestijli” bir festivalde “siyasetten uzak duralım” demek, siyasetin tam ortasından konuşmak anlamına geliyor. Çünkü Almanya’nın dış politika tercihlerinden, silah ticaretinden ve İsrail’e verdiği koşulsuz destekten bağımsız bir kültür alanı zaten yoktur. Üstelik Berlinale doğrudan kamu fonlarıyla desteklenen, Alman devletinin kültürel vitrini niteliğinde bir festivaldir. Almanya’da Filistin’e destek veren sanatçı ve akademisyenlere yönelik baskılar, etkinlik iptalleri ve salon yasakları yaşanırken, festivalin “apolitik” bir alan olduğu iddiası inandırıcı değildir. Boykot çağrıları tam da bu nedenle yeniden anlam kazanıyor: Devlet politikaları ile kültürel temsil arasındaki bağ ifşa edilsin, sanatın “tarafsızlık” perdesi arkasında meşruiyet üretmesine izin verilmesin diye.

Türkiye’den festivale Altın Ayı için katılan Emin Alper’in sanat ile siyasetin ayrılamayacağını söylemesi bu nedenle önemliydi. Elbette kendisi de festivalde bulunması üzerinden eleştirildi. Bu da sanatçının “katılmak mı, çekilmek mi?” ikilemini görünür kıldı. Ancak tartışmanın asıl gösterdiği şey şudur: Kültürel alan, siyasi güç ilişkilerinden bağımsız değil. 

Aslında birçok insanın zihninden geçen cümle daha sert, özellikle de kültürel alanlar giderek daralırken: Soykırım ve savaş suçu işleyen devletlerle ya da onlarla işbirliği yapan şirketlerle yan yana duran hiçbir kültür kurumu itiraz mekanizmalarından muaf değildir. Sanat, barış ve özgürlük hayalini dile getirirken dünyayı cehenneme çevirenlerin kültür sanat aracılığıyla itibar temizliği yapmasına izin vermemektir. 

Bu noktada “kültürel boykot” mücadelesi devreye giriyor. Boykot kelimesi sanat dünyasında hep huzursuzluk yaratır. Sanatçıların politik hesaplaşmaların parçası olmaması gerektiği iddiası ile sanatın........

© sendika.org