menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Okullar güvenli olmalı, Ama Yalnız Bırakılmamalı

1 0
friday

Bir çocuk sabah evinden çıkıp okulun kapısından içeri girdiğinde, ailesinin aklındaki en temel

düşüncelerden biri şudur: “Çocuğum güvende mi?”

Aslında okul güvenliği dediğimiz konu, yalnızca okul kapısında bir güvenlik görevlisinin

bulunması ya da koridorlarda kameraların olmasıyla açıklanabilecek kadar basit değil.

Güvenlik; fiziksel ortamdan öğrenci davranışlarına, öğretmenlerden okul yönetimine,

velilerden ilgili kurumlara kadar birçok kişinin ortak sorumluluğunu gerektiren bir konu.

Üstelik burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor: Sorumluluk başka, bütün yükü tek başına

Bir okul yöneticisinden okulunun güvenliğini sağlamasını beklemek elbette doğrudur. Ancak

bunun için yöneticinin gerekli yetkiye, yeterli personele, teknik imkâna ve desteğe sahip

olması gerekir. Aynı durum öğretmenler için de geçerlidir.

Öğretmenin temel görevi eğitim ve öğretimdir. Öğretmen elbette öğrencisinin güvenliğini

gözetir, riskli bir durum gördüğünde müdahale eder ve gerekli tedbirleri alır. Fakat öğretmeni

aynı zamanda güvenlik görevlisi, kriz yöneticisi, sağlık personeli ve denetçi gibi

konumlandırmak doğru değildir.

Çünkü güvenlik, yalnızca iyi niyetle sağlanabilecek bir alan değildir.

Öncelikle her okulun kendi risk haritası çıkarılabilir. Okulun giriş ve çıkışları, merdivenleri,

koridorları, bahçesi, kamera sistemleri, acil çıkışları ve öğrencilerin yoğun olarak bulunduğu

alanlar düzenli olarak değerlendirilmelidir.

Bir okulun ihtiyacı ile başka bir okulun ihtiyacı aynı olmayabilir. Bu nedenle her okula aynı

güvenlik modeli uygulamak yerine, okulun fiziksel yapısına ve........

© Samsun Gazete Arena